sığır etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sığır etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Nisan 2013 Cumartesi

LABORATUVAR YÖNTEMLERİ İLE GEBELİĞİN SAPTANMASI




KISRAK:

A-Biyolojik yöntemlerle gebeliğin saptanması:

ASCHEIM -ZONDEK-KÜST-TEST
İnsan hekimliğinde kadının gebelik sırasında idrarında yeterince açığa çıkan Choriongonadotropin (HCG) nin saptanmasında kullanılan bu test, kısraklarda da kanda var olan ve
endometrial cuplarda yapılan Serumgonadotropinlerin (PMSG) saptanmasında kullanılmaktadır.

Testin yapılabilmesi için Kısraktan 50ml kan Vena jugularisten alınır. Steril tüpteki kan sentrifüje
edilip serumu alınır (Eğer kan labortuvara gönderilecekse serum olarak gönderilmesi dayanıklılığını
arttırdığı gibi, reaksiyona girma güvenirliliğinide arttırır).
Deney sırasında buz dolabında saklanması gereken serum, dört tane 6-8 gr ağırlığındaki beyaz
farenin her birine yarım günlük aralıklarla beş kez 0,4 ml enjekte edilir. 48 saatlik dinlenmeden sonra
fareler öldürülür ve bunların ovaryumları folliküllerin büyüklüğü, kan noktaları ve corpora lutea
oluşumları yönünden incelenir.
Dört fareden her ikisinin ovaryumunda kan noktacıkları veya corpora lutea saptanırsa deney
positif olarak değerlendirilir. Yalnızca bir farede bu tip değişiklikler meydana gelirse bu bulgunun
rastlantısal olduğu kararına varmak gerekir. Büyük farelerde enjekte edilen dozun iki katına çıkarılması
gerekmektedir.

Test solüsyonu: Kan-Kan serumu, 50-25 ml
Deney süresi: 4-5 gün
Deney hayvanları: infantil fareler(kobay) veya büyük fareler; yalnızca bir kez
kullanılabilirler
Hangi günler: Gebeliğin 42. ve 120. günleri arasında
Güvenirliliği: yaklaşık %98
Ascheim-Zondek-Küst testinin bir çok modifiye edilmiş şeklinden SANTAMARINA metodu en
fazla kullanılanı olmuştur. Bu test için kısraktan yalnızca yaklaşık 10ml kan alınır, 2 saat bekletilir, daha sonra 4-6 saat 4 C de buz dolabında bekletilir ve sonunda santrifüje edilir. Hemolize olmuş veya bakteri yönünden kirlenmiş olan kana 1000 IE penisilin ve 10 mg streptomisin konularak 6 saat buz dolabında saklandıktan sonra yeniden kullanılabilir.
Kan serumunun soğukta korunması sonucu gonadotropinlerin yapıları bozulmaz ve aktif kalırlar buna karşılık yüksek derecelerde 24 saat içinde reaksiyon oluşturmak için yetersiz hale gelirler.

KURBAĞA TESTİ (GALLİ-MAİNİNİ-TESTİ):
Ergenliğe ulaşmış kurbağaların iki cinside Gonadotropinin kullanılmasıyla doğrudan doğruya
sperma ejakülasyonu veya yumurtlama ile yanıt verirler.
Yaş, cinsiyet tayini ve deneyde kullanılamayacak hermafroditlerin saptanması zor olduğundan
deney hayvanlarını PMSG ile ön testten geçirmek daha yerinde olur.
            Testin uygulanması kolaydır. 2-3 ml kan serumu dorsal lenf kesesine enjekte edilir.
En geç 2-3 saat içerisinde yumurtlama veya sperm ejakülasyonu oluşur. Dişi hayvanlarda
yumurta deformasyonlarını önlemek için hayvanları suya yerleştilen bir süzgeçin içine yerleştirmek
yerinde olur. Erkek hayvanlarda bir pipet aracılığıyla kloaka sıvısı alınır ve bir lam üzerine froti yapılarak sperma bakısı yapılır.

Test sıvısı: Kan-Kan serumu 10-20 ml
Deney süresi: bir kaç dakikadan- bir kaç saate kadar
Deney hayvanları:Su kurbağası (Rana esculenta), Kara kurbağa (Bufo vulgaris)
İki cinsiyette(erkek ve dişi) kullanılabilir. Erkekler yeğlenir.
Hayvanlar deneyde çok kez kullanılabilirler.
Hangi günler: 40. ve 135. günler arası
Güvenirliliği: %98-100
ALLEN-DOISY TEST
Infantil kemiriciler östrojenlerin enjeksiyonları sonucu tipik dört dönemli vagina siklusu
gösterirler.
Diöstrus= Dinlenme dönemi (vaginal mukoza bazal hücre oluşumları ve sekret oluşturan Silindir
hücre tabakasından oluşur). Vaginal froti az lökosit ve sekret izleri içerir.
Proöstrus= Yapım dönemi. Çekirdekli Silindir hücreleri Vagina lumenine atılırlar. Lökosit ve
sekrete rastlanmaz.
Östrus= Kızgınlık dönemi. Silindir hücreler yerine düz, yassı, keratinize çekirdeksiz hücreler
lumene atılırlar. Uterus kalınlaşmıştır(pozitif reaksiyon)
Metöstrus= Yıkım dönemi. Lökositler mukozaya sızar ve onu basal tabakaya değin yıkımlarlar.
Bir çok lökosit saptanır.
Gebe kısraklar 4 aydan başlayarak artan ölçüde Östrojen saldıklarından dolayı buna dayanarak
gebelik saptanabilir.
Reaksiyonun oluşturulabilmesi için 50 ml idrar alınır. İdrarın filtrasyonu yapıldıktan ve hafifçe
asitlendikten sonra deney hayvanlarının her birinin sırt bölgesine (fareler) yarım günlük aralıklarla 0,2-0,3 ml idrar subkutan(s.c.) enjekte edilir. 24 saatlik bir dinlenme döneminden sonra yarım günde platin bir öze yardımıyla vaginal sekret örnekleri bir lam üzerine yayılır ve Metilenblu ile boyanarak bakılır.
Preperatı yorumlarken reaksiyonu tam anlamıyla positif değerlendirmek için tümüyle çekirdeksiz keratinize hücrelerin saptanması gerekir. Çok az görülen yanlış sonuçlar (%1-2) ya deney
hayvanlarının cinsel yönden gelişmiş olmalarından veya materyal alımının östrus sırasında olmasından kaynaklanmaktadır.

Test sıvısı: Idrar, 50 ml
Deney süresi: 4 gün
Deney hayvanları: infantil beyaz fare, birçok kez kullanılabilir
Hangi günler: 120 günden itibaren
Güvenilirliliği: %98

B-IMMÜNOLOJİK YÖNTEMLERLE GEBELİĞİN SAPTANMASI:

HEMAGLİTÜNASYON INHIBİSYON TESTİ (HHT) ve KISRAK IMMÜNOLOJİK GEBELİK TESTİ
(Mare immunological pregnancy test, MIP)

Testin prensibi bir Antijen-Antikor reaksiyonunun spesifik reaksiyon gösteren indikatör sistem
aracılığı ile görünür hale getirilmesidir. Test için gerekli olan öğeler (Tutucu solüsyon, Tampon
solüsyonu, Antiserum, Hücresüspansiyonu, Kontrol solüsyonu) bir test kabında belli bir sıraya sokulup,
üretilir. Eritrositlerin aglitünasyonu oluşmaz ise, bir gebelik durumu vardır. Bu güvenli ve hayvanların
bulunduğu yerde yapılabilen testin kullanılmasıyla diğer metodlara pek gereksinim kalmamaktadır.
Şu varki, yavru ölümlerinde bu testle uzunca bir süre yanlış pozitif sonuç alınabilmektedir.

Test sıvısı: Birkaç damla kan serumu
Deney süresi: 2 saat
Hangi günler: 40.-115. günler arası, 115. günden sonra güvenirliliği az
Güvenirliliği: %95' in üzerinde. 45 ile 100. gün arasında %100
Aynı şekilde güvenli ve 40.- 120. günler arasında kolayca uygulanabilen, PMSG antiserumuna
Lateks' in (Antikor ile duyarlılaştırılmış polystyrol partikülleri) bağlanmasıyla aglitünasyon (gebelikte)
gösteren testlerde vardır (RAPİ TEX- PMSG).


PROGESTERON
Kan Östrustan 18-23 gün sonra alınır. Bulunan değer 1,5ng/ml veya daha fazla ise
böylece gebelik olduğu söylenebilir (%80), gebelik 1,5 ng/ml ' nin altında ise kısrağın
gebe olmadığı %100 söylenebilir.

BAMBERGE GÖRE FECESTE ÖSTROJEN ARANMASI
Bu metoda göre elde edilen sonucun doğruluğu %99 olmaktadır. Bu yönteme göre pozitif sonuç kısraklarda 15. gebelik haftasından başlayarak Enzimimmunoassay testi ile saptanmaktadır (15 ng/g).
Bu yöntemin büyük kolaylığı hayvanların dışkıladığı yerden (dışkı diğerlerininki ile karışmamak koşulu ile) dışkının alınıp rahatlıkla bakı için gönderilebilmesidir.
Aynı şekilde güvenli ve 40.- 120. günler arasında kolayca uygulanabilen, PMSG antiserumuna
Lateks' in (Antikor ile duyarlılaştırılmış polystyrol partikülleri) bağlanmasıyla aglitünasyon (gebelikte)
gösteren testlerde vardır (RAPİ TEX- PMSG).

PROGESTERON
Kan Östrustan 18-23 gün sonra alınır. Bulunan değer 1,5ng/ml veya daha fazla ise
böylece gebelik olduğu söylenebilir (%80), gebelik 1,5 ng/ml ' nin altında ise kısrağın
gebe olmadığı %100 söylenebilir.

BAMBERGE GÖRE FECESTE ÖSTROJEN ARANMASI
Bu metoda göre elde edilen sonucun doğruluğu %99 olmaktadır. Bu yönteme göre pozitif sonuç kısraklarda 15. gebelik haftasından başlayarak Enzimimmunoassay testi ile saptanmaktadır (15 ng/g).
Bu yöntemin büyük kolaylığı hayvanların dışkıladığı yerden (dışkı diğerlerininki ile karışmamak koşulu ile) dışkının alınıp rahatlıkla bakı için gönderilebilmesidir.

C-KİMYASAL YÖNTEMLERLE GEBELİĞİN SAPTANMASI

CUBİNİ REAKSİYONU I (ORJİNAL METOD)

Sülfürik asit Östrojenlerle birleştiğinde spesifik nohut yeşili floresans niteliğinde bir renk
vermektedir. Kısraklar gebeliğin 120. gününden itibaren idrarla artan ölçüde östrojen attıklarından, bu
reaksiyon gebeliğin saptanması için uygundur. İdrar Östrojen içermiyor ise reaksiyon sonunda koyu
kırmızı renkten kahverengiye değin değişen bir renk oluşur. Östrus sırasında alınan idrar sonucu yanlış sonuçlar elde edilebilir.

Yapılışı:

1. 15 ml idrar 3 ml konsantre edilmiş hidroklorik asit ile karıştırılır ve 10 dakika kaynayan suda
(benmaride) bırakılır.
2. Soğutulmuş karışım, bir separatör (ayırıcı) huniye aktarılır, 18 ml benzol eklenir ve yaklaşık
50 kez çalkalanır. Böylelikle benzol ekstraksiyona uğramış Östrojenden ayrılır ve üste doğru çıkmaya
başlar.

3. Altta kalan idrar atılır, ve üstteki benzol ekstraktına 10 ml konsantre sülfürik asit katılır. Bu
karışım dikkatlice 20-30 kez çalkalanılır.

4. Birkaç dakika içinde sülfürik asit benzolden ayrıştırılmış Östrojen ile alta çöker. Benzol ise
yukarı çıkar.

5. Sülfirik asit karışımı bir tüpün içine aktarılır ve 5 dakika benmaride C de bırakılır. En geç bir
iki saat içerisinde reaksiyon pozitif ise ışıkta nohut yeşili renk ve floresans görülebilir.

Test sıvısı: Idrar, 15 ml
Deney süresi: yarım veya bir saat
Günler: 120.-130. günlerden başlayarak gebeliğin sonuna kadar
Güvenirliliği: %98

CUBUNİ REAKSİYONU II
Bu metodla 90. günden itibaren, gebeliğin saptanması mümkündür. Bu metodta orjinal metod
şüpheli olursa 15 ml idrar yerine 100 ml idrar kullanılır.
Eğer kısraklar doğumdan 2-3 hafta önce bulunuyorlarsa veya kısrakların gebeliği 90.-120.
günler arasında ise (90-100 gün: 800 ml idrar; 100-120 gün:400 ml idrar) bu test kullanılmaktadır.
Yapılışı:
Bu metodta orjinal metod, idrarın buharlaşması ve benzol fraksiyonlarının sodium karbonat ve
Sodyum hidroksit solüsyonları ile yıkanmasıyla geliştirilmiştir.

ROMMELE GÖRE KOMBİNE METOD
Komplike olan bu metod ile gebeliğin kısraklarda 70. günden itibaren saptanması mümkündür.
Östrojenin komplike bir metod ile saptanmasına dayanır.

İNEK
Sığırda gebeliğin labortuvar koşullarında saptanabilmesi amacıyla kullanılan birçok yöntemden
(Glukoz konsantrasyonunun ölçümü, İdrarda östrojen aranması v.b.) fazla başarı elde edilememiştir.
Gebeliğin sığırda labortuvar yöntemi ile saptanmasında önemli olan testler şunlardır.
a) Östronsülfatların sütte saptanması
Östronsülfatlar embryonal ve endometrial dokular arasında bulunur. Oradanda çeşitli yollardan
süte katılır. Gebe olmayanlarda Östronsülfat değeri 30pg/ml' nin altındadır. Çiftleşmeden sonraki 40.-
60. günlerde 150pg/ml' ye yükselmektedir.

b) EPF (Early pregnancy factor)
Annenin organizmasında döllenmeden sonra oluşan ve yavruya karşı immunolojik karşı koyma reaksiyonlarını baskılayan bir faktördür. Çiftleşmeden sonra 2-3 gün içerisinde saptanır.

c) Progesteron değerinin saptanması
Bu yöntem sığırda en fazla kullanılan yöntemdir. Progesteron değerleri Corpus luteumun
olmadığı Östrus sırasında en düşüktür. Bu değer kanın plazmasında yaklaşık olarak 1ng/ml ve altında
bulunmaktadır. Gebelik sırasında ise çiftleşmeden 19 -24 gün sonra hayvan gebe ise (daha doğrusu
corpus luteum varsa) değerler kan plazmasında 5-8 ng/ml' ye çıkmaktadırlar. Çiftleşmaden sonra kan
plazma progesteron değerleri 1-2 ng/ml' nin altında ise gebelik olmadığı ortaya çıkar.
Progesteron değerlerini, kan plasma ve serumunda saptamanın yanısıra, süttede saptamak
mümkündür. Sütte süt yağı, tam süt, yağsız sütte yapılan laboratuvar incelemelerine bağlı olarak
değerler değişmektedirler. Süt yağında yapılan progesteron bakılarında Östrustaki değerler 30 ng/ml
iken gebelikte bu değerlerin >90 ng/ml olması gerekmektedir. Buna karşılık tüm sağımdan sonra kalan
sütte progesteron değeri saptandığı zaman, bu değerler Östrusta 5 ng/ml buna karşılık gebe olanlarda
(=fonksiyonel corpus luteum var deyimi daha doğrudur) > 8-12 ng/ml arasında ölçülür. Ayrıca renk
ayrımına dayanan, gebelik () ve gebelik (-) ayrımını renk değişimine bağlı olarak yapan progesteron
testleride bulunmaktadır.
d) İdrar ve feçeste östrojen aranması
Östrojenlerin sığırlardaki atılımı Östradiol-17 şeklinde (%90) idrarda bağlanmaktadır (Konjuge).
Feçeste ise serbest bir şekilde bulunmaktadır. 5 aylık gebe ineklerde değerler 300 ng/ml ve üzerinde
bulunmasına karşın, mumifiye yavrularda 100 ng/ml ve daha aşağı değerler bulunmuştur. Bu değerler
intra uterin yavru ölümlerinde de bulunmuştur (100 ng/ml). Kan ve idrarda yapılan Östrosulfon bakıları
sonucu canlı yavrularda değerler 0,2-4,0 ng/ml iken, ölü olanlarda 0,15-1,8 ng/ml olarak saptanmıştır.
Feçeste yapılan Östrojen bakıları aracılığıyla konulan gebelik tanıları 18. gebelik haftasından
başlayarak yapılmaktadır. 200 ng/g ve üzerindeki değerler gebelik bakımından güvenilir verilerdir.
Feçeste total östrojen bakılması daha iyi sonuçlar vermektedir.
e) Plazma ve sütte Östronsülfat
Gebe hayvanda ana-asıl östrojen olan östronsülfat, yavru sularında 52. günden önce
saptanabilmekte ve bu yapıda 70. günden itibaren kan plazmasında saptanabilmektedir. Bu yöntem
süttede uygulanabilmekte, günümüzde doğrudan yağsız daha iyisi kazeinide ayrılmış süt ile yapılan
doğrudan saptama yapabilen immün testler kullanılmaktadır. Pratikte gebeliğin 120. gününden itibaren
bu test yapılabilmektedir.
90. günden itibarende yapılabileceği kanıtlanmaya çalışılmaktadır. Gebelikte değerler 0,4 nmol/l ile ilerleyen gebeliğe bağlı olarak 3 nmol/l arasında değişmektedirler. Mastitisli ineklerde bu test ile doğru sonuç alınmamaktadır.

KOYUN VE KEÇİ

a) Mukozadan yapılan biyopsi metodu
Gebelik sırasında koyunda vestibulumun mukozası, çok katlı, poligonal, tavla zarı formunda
epitellerden oluşmuştur. Lökosit infiltrasyonları da görülmektedir. Gebelik olmadığı durumlarda hücreler yüzeysel olup, yanlamasına duran kıvrımlı tek tük olarak seçilirler.

Test materyali: vestibulumdan alınan nohut tanesi büyüklüğündeki parça
Deney süresi ve boyama : Vulva iyice temizlendikten sonra nohut tanesi büyüklükte bir parça vestibulumdan kesici pens, makas veya biyopsi aleti aracılığı ile alınır. Örneğin hymenal ringin kranialinden alınmasına özen gösterilmelidir. Alınan parçalar değerlendirilene değin %5 lik
formalinde(Formaldehit,Formol) tutulabilirler. Dondurularak yapılan kesit (Dondurma mikrotomu)
Hemotoksilin-eosin boyama yöntemine göre yapılır. 2-3 kişi ile bir saatte 30 koyununun biyopsisini
yapmak mümkündür.
Süre: 30.-130. günler arasında
Güvenirliliği: %95

b) Servikal sekretin değerlendirilmesi
Bu test kaynama sırasında serviks sekretinin değişik bir yapı kazanmasına dayanmaktadır.
Gebe hayvanlarda yuvarlak formunu korur, rengi griden süt rengine değin değişir. Ortada renk kahverengi ve perifer koagüle olmuştur. Koyun ve Keçilerin gebe olmadıkları durumda ise, sekretin hemen dağıldığı gözlenir.
Test materyali: Orificium uteri eksternadan sekret
Deney süresi: Suda 1-3 dakika kaynatılır
Süre: Gebeliğin 6. ve 15. haftaları arasında
Güvenirliliği: 100%
Deneyin yapılışı: Sekret orificium uteriden bir spekulum ve öse yardımıyla
alınmaktadır. Bu metodun dezavantajı bazıkez yeterince
sekret alınamamasıdır.

c) Progesteronun saptanması
Progesteron değerlerinin ölçümü sığırda olduğu gibi, koyun ve keçidede en fazla kullanılan
yöntemlerden biridir. Gebe olmayan koyunlarda çiftleşmeden sonraki 10. ve 14. günlerde progesteron
değerleri 3-4 ng/ml ye ulaşırsada, bu değer 15. ve 16. günlerde 0,1 ng/ml ye düşer. Buna karşın 17.-20. günlerde kan serumundaki progesteron değerleri 0,5 ng/ml' yi aşarsa bu gebelik olgusunu gösterir.
Gebe değil tanısı bu yöntemle %100' ü bulmaktadır. Gebe tanısında, embryonal ölümler ve yanlış
reaksiyonlar ve gebelik corpus luteumu progesteron değer sınırlarının diğer corpus luteum yapılarından ayrılması için bir ön çalışmanın yapılmaması gibi faktörler bu oranı %80' e düşürürler. Bu arada koyunda progesteronda luteal sentezin yanında plasentarında ortaya çıktığı unutulmamalıdır.
Koyunda progesteron kan serum değerleri arasında yavru sayısına bağlıda farklılıklar bulunmaktadır. Genel olarak, bir yavru gebeliğinde 2ng/ml ve üstü, ikizliklerde bu değer artar ve üçüzlüklerde 6-9 ng/ml' ye ulaşır.
Keçilerde ise, çiftleşmeden 22-26 gün sonra gebelik durumunda tam sütte 10ng/ml ve üzerinde değerler saptanabilmektedir. Test güvenirliliği %86-90 arasındadır. Yanlışlık var olan peryodik corpus luteuma bağlı olabilmektedir. Buna karşılık 1-2ng/ml' nin altındaki değerler %100 oranında gebelik olmadığını ortaya koymaktadır. Ortalama olarak kan plazması ve yağsız sütteki <2 ng/ml, tam sütteki <5 ng/ml ve süt yağındaki <30 ng/ml değerleri gebeliği negatif olarak tanımlarlar (Bu değerler sığırlar içinde geçerlidir). Positif değerler ise kan plazması ve yağsız sütte >3 ng/ml, tam sütte >10 ng/ml, süt yağında 100 ng/ml değerlerinden başlamaktadır. Yukarıdada belirtildiği gibi negatif gebelik sonucu bu yöntemle %100 oranında saptanabilmektedir.

d) Östrojen'in saptanması
Koyunlarda östronsulfatların (E1) kanda saptanması ile yapılmaktadır. E1 lerin saptanması
gebeliğin yarısında yapıldığından ve bu yöntemin ilerleyen gebelikte kuruya çıkarılmaya bağlı olarak,
sütte bir önemi yoktur. Feçeste tüm östrojenlerin veya Östradiol-17 ların ölçülmesi gerekmektedir
(Östron 15 ng/ml, Östradiol 17- 5 ng/ml). Gebe olmayanlarda Östron değeri 10 ng/ml olarak saptanır.
Keçide de östrojen ölçümleri yapılamsına karşın diğer metodlar karşısında pek önemli olduğu
söylenemez.

KEDİ VE KÖPEK
Kedi ve köpekte progesteron testinin veya diğer yukarıda anlatılan yöntemlerin, gebeliğin saptanması açısından fazla bir önemi yoktur.


LABORATUVAR YÖNTEMLERİNİN DOĞUM VE JİNEKOLOJİDE DİĞER KULLANIM
ALANLARI

PROGESTERON TESTİNİN KISRAKLARDA KULLANILDIĞI DİĞER ALANLAR

Normal siklusta progesteron kısrakta, ovulasyondan 24 saat sonra ölçülebilmekte ve 6 gün
içinde en yüksek düzeye çıkmaktadır (6ng/ml süt değeri). Progesteronun yeniden düşmesi 12. günden
itibaren olmakta ve 15.-19. günlerde en alt düzeydedir (1ng/ml süt) . Bu yüzden progesteron kısraklarda düzensiz sikluslarda, mevsime bağlı asikli (=siklus aktivasyonu görülmemesi) gibi fizyolojik-hormonal bozuklukların saptanmasında da kullanılmaktadır. Bunun yanısıra ovulasyonun determinasyonu gibi fizyolojik ( ovulasyondan önce 1ng/ml bir gün sonra >1 ng/ml ;3-5 ölçüm gerekmektedir), corpus luteum persistenz, inaktif ovaryum gibi jinekolojik bozukluğa bağlı olaylarda da kullanılmaktadır.

PROGESTERON TESTİNİN SIĞIRDA KULLANILDIĞI DİĞER ALANLAR
Progesteron düzeyinin kanda ve sütteki düzeyi ve belirli dönemlerdeki değişimine bağlı olarak, siklus değişiklikleri, embriyonik ölümler, siklus bozuklukları saptanabilmektedirler. Palpasyon ile saptanan, sakin kızgınlık, asikli, corpus luteum pseudograviditatis gibi buguların, progesteron test ile
desteklenmesi tanıyı dahada kolaylaştırmaktadır.
Tohumlama zamanının saptanmasında süt yağındaki çalışmalardan çok iyi sonuçlar alınmıştır
(Östrus sırasındaki değer 20ng/ml ve altındaki değerler). Tohumlama sırasında inseminasyonun
yaklaşık %30' u corpus luteum bulunduğu yanlış dönemde yapılamaktadır. Progesteron testinin
kullanılması ile bu oran büyük ölçüde aşağı çekilebilmektedir. Tohumlamadan 5-7 gün sonra kanda
veya sütte progesteron değerlerinin yeniden ölçülmesiyle ovulasyonun oluşup oluşmadığıda
ortaya konabilir (Süt yağında yapılan ölçümler Tohumlama zamanında 20ng/ml'nin altında olan
değerlerin, tohumlamadan altı gün sonra yaklaşık 90-100 ng/ml ye yükseldiği saptanmıştır). Bunun
yanısıra progesteron testi aracılığı ile sürü kontrolü de yapılabilmektedir. Tohumlamadan 19-21 gün
sonra yapılan testler tekrar östrus gösteren (repeed-breder; geri dönen) ineklerin saptanmasında da
önemlidir.
Asiklinin sakin kızgınlıktan ayrılması çiftleşme veya sağıtım açısından önem taşıdığından,
hayvan başına 7-10 gün aralıkla alınan kan veya süt örneklerinde progesteron değerlerinin
saptanmasıyla, sorun aydınlatılabilmektedir.
Progesteron kullanımı sağıtım ve biyoteknolojik önlemlerin alınmasında da olmaktadır:
Puerperal dönemin progesteron ile düzenli kontrolü ile ovaryum üzerindeki kistik oluşumların
saptanmasıda mümkündür (Folliküler Kistler, Corpus luteum kisti, luteal insufiziens). Embryo transferde alıcı (=rezipient) hayvanların seleksiyonunda progesteron testi büyük ölçüde yardımcı olmaktadır, çünkü corpus luteum rektal palpasyonla bazı kez yanlış saptanabilmektedir. Yine embryo transferde verici (=donor) hayvanların süper ovulasyon sağaltımında reaksiyonun progesteronun yüksekliğine bağlı olarak (Kan plasmasında 10ng/ml iyi reaksiyon göstermeyenler, 20-25ng/ml iyi reaksiyon gösterenler) saptanabilmektedir.

PROGESTERON TESTİNİN KÖPEKLERDE KULLANILDIĞI DİĞER ALANLAR
Köpeklerde progesteronun kullanıldığı en önemli alan tohumlama veya çiftleşme zamanının
saptanmasıdır. Progesteronun plazmada 2 ng/ml' ye ulaşması LH düzeyinde bir artışı göstermektedir.
Progesteron değerlerinin 5-10ng/ml düzeyine ulaşması ile çiftleşmenin 12-48 saat içinde olabileceği
ortaya konmuş olur.

22 Nisan 2013 Pazartesi

Yerli Sığır Irkları


1-Güney Anadolu Kırmızı (Kilis)



Yayılma Alanı : Kilis merkez olmak üzere, İçel’den Şanlıurfa’ya kadar olan Güney Anadolu Bölgesi
Verim Yönü : Kombine, süt ve et
Genel Tanımı : Asil ve zarif görünümlü, boyun kısa, baş dik, cidago belirgin ve yüksektir. Yaş ilerledikçe gerdanda kıvrımlı ve sarkık bir deri yapısı gelişir. Özellikle erkeklerde hörgüç benzeri bir oluşum meydana gelir. Vücut dar ve nispeten kısadır. Göğüs dar, sağrı kısa ve cidagodan daha yüksektir. Kuyruk bağlantı noktası sağrıdan yüksek ve vücuda bağlantısı kuvvetlidir. Bacaklar, genelde
narin yapılı, ince ve oldukça uzundur, arka bacaklar daha incedir. Vücutta harmoni bozuktur. Bu nedenle
sallantılı yürüyüş görülür. En çok rastlanan renk sarımsı kırmızıdır. Sarıdan kırmızıya ve kahverengiye kadar farklı renklilere rastlanmaktadır. Genel olarak burun etrafında vücut renginden daha açık bir halka vardır. Bacakların iç yüzeyleri, meme ve karın altı vücuda göre daha açık renktedir. Vücudun ön kısmı arkaya nazaran daha koyudur. Kuyruk püskülü siyah renklidir. Kısa boynuzlu sığır ırklarındandır. Boynuzlar dar, ince, yukarı ve iki yana doğru uzanır.
Irka Özgü Ayırıcı Özellikler : Vücut yandan bakıldığında kare şeklindedir. Türkiye’nin en iri ve süt verimi en yüksek yerli ırkıdır. Güney Anadolu ve Akdeniz’in sıcak iklimine uyum sağlamıştır. Kene ve kan parazitlerinin meydana getirdiği hastalıklara dayanıklıdır. Bakım ve beslemenin düzenli olmadığı şartlarda
çok az sorunla yetiştirilebilir. Uzun mesafeleri yürüyebilme yeteneğindedir. Davranışsal problemler ve meme başlarının küçük olması nedeniyle makineli sağıma uygun değildir. Analık içgüdüsü gelişmiştir. Buzağısını görmeyince sütünü vermez.
Yetiştirme Koşulları : İlkel bakım, besleme ve barındırma koşullarında yaygın olarak köy sürüleri şeklinde yetiştirilir. Mera devresi yılın dörtte üçünü bazı yerlerde ise tamamını kapsar. Ahırda yemleme yalnız kış aylarında yapılmaktadır. Hatay ve Adana gibi kışı ılık geçen yerlerde ahırlar genellikle sazdan ve kerpiçten,
Şanlıurfa ve Gaziantep gibi kışı nispeten soğuk geçen yerlerde ise ahırlar genellikle taştan yapılmıştır.


2-Yerli Güney Sarısı



Yayılma Alanı : Mersin’den başlayarak Hatay’a ve Şanlıurfa’ya kadar olan iller, başlıca Toros ve Amonos dağları ile Akdeniz arasında kalan bölgeler ve kısmen bu dağların kuzey ve doğusu
Verim Yönü : Kombine, et ve süt
Genel Tanımı : Küçük yapılı, kısa boynuzlu sığır ırklarındandır. Sağrı yüksekliği cidagodan daha fazladır. Sırt hattı düzdür. Renk kirli sarıdan kırmızı ve tarçın rengine kadar değişmektedir. Boynuz rengi siyahımsı koyudur. Göz etrafı, yüzün yan kısımları, boyun, kürekler ve kuyruk ucu daha koyudur. Burun ucu siyaha kadar değişen koyu renkte, burun ve ağız etrafında vücuda göre hafif açık renkli, bazen kirli beyaz bir halka bulunur. Bacakların iç tarafları açık renklidir. Tırnak rengi siyaha yakın koyu gri veya siyahtır.
Irka Özgü Ayırıcı Özellikler : Deri rengi siyaha yakın kahverengidir. Keçi gibi dağlara tırmanabilir. Hastalıklara dirençli, kötü çevre şartlarına dayanıklıdır. Engebeli arazilerde otlayabilme yeteneğinde olup dağlık bölgelere uyum sağlamıştır. Analık içgüdüsü gelişmiştir. Buzağısını görmeyince sütünü vermez.
Yetiştirme Koşulları : İlkel bakım, besleme ve barındırma koşullarında yaygın olarak köy sürüleri şeklinde yetiştirilir. Hayvanlar nisan, mayıs aylarında otlamaları için dağlara gönderilir ve insan müdahalesi olmadan 6-7 ay dağlarda kalır, kar yağışıyla birlikte köye dönerler.



3-YERLİ KARA



Yayılma Alanı : Orta Anadolu
Verim Yönü : Kombine, et ve süt
Genel Tanımı : Yükseklik ve ağırlık itibariyle küçük yapılı, kısa boynuzlu sığır ırklarındandır. Boyun genellikle orta uzunlukta, ince kıvrımlar mevcut ve gerdan az gelişmiştir. Vücut uzuncadır. Göğüs orta derecede derindir. Kaburgaların kısa olması nedeniyle göğüs omuzlar arkasında çok dardır. Omuz genellikle dar ve uzun olup meyillidir. Sağrı sivri, meyilli ve cidagoya nazaran daha yüksektir. Sırt çizgisi düzdür. Arka kısım daha geniş ve yüksektir. Kulağın iç yüzeyi sık kalın kıllarla örtülüdür. Baş buruna doğru incelir, göz çukurları
belirgindir. Boğalarda baş büyükçe, profili hafif dışbükeydir. İneklerde baş dar ve küçük, yüz uzun ve burun ucunda dışbükeylik bulunmaz. Kemik yapısı incedir. Bacaklar kısa, tırnaklar sağlamdır. Kıl rengi kuzguni siyahtır. Genellikle derisi kalın ve serttir. Erkek ve dişiler boynuzludur. Boynuz genellikle ince yapılı ve ay biçimindedir.
Irka Özgü Ayırıcı Özellikler: Yetersiz bakım ve besleme koşullarına oldukça dayanıklı, hastalık ve zararlılara karşı direnci yüksektir. Analık içgüdüleri gelişmiştir. Buzağısını görmeyince sütünü vermez.
Yetiştirme Koşulları : Karasal iklimde, ilkel bakım, besleme ve barındırma koşullarında ekstansif olarak yetiştirilir



4-DOĞU ANADOLU KIRMIZISI


Yayılma Alanı: Başta Erzurum, Kars ve Ardahan illeri olmak üzere Doğu ve Kuzeydoğu Anadolu Bölgesi
Verim Yönü: Kombine, et ve süt
Genel Tanımı: Küçük yapılı, sert mizaçlı, kemik yapısı sağlam, göğsü dar ve derisi kalındır. Genellikle sağrı dar, keskin, sivri ve düşüktür. Sağrı cidagodan yüksektir. Renk kırmızı ve tonlarındadır. Kulak kenarları, boyun, göğüs, ön bacakların ön yüzleri, tırnakların deriyle birleştiği kısımlar koyudur. Kısa boynuzlu (brahyceric) sığır ırklarındandır. Erkek ve dişiler boynuzludur. Boynuzlar koyu renk tonunda olup öne doğru kıvrım yapmaktadır.
Irka Özgü Ayırıcı Özellikler : Küçük cüsseli olmakla birlikte güçlüdür. Olumsuz çevre şartlarına dayanıklıdır. Kalitesiz yemlerle hayatını sürdürebilir. Engebeli alanlardaki otlakları değerlendirebilir ve hastalıklara karşı direnci yüksektir. Sürü ve analık içgüdüsü gelişmiştir. Buzağısını görmeyince sütünü vermez.
Yetiştirme Koşulları : Karasal iklimin hüküm sürdüğü, engebeli arazilerde ve ilkel barınakların bulunduğu şartlarda yetiştirilmektedir. Mayıs ayından itibaren meraya ve yaylalara çıkarılır. Genellikle yılın altı ayını merada geçirir. Mera süresince ek yemleme yapılmaksızın köy sürüleri şeklinde yetiştirilir.


5-ZAVOT


Yayılma Alanı : Kars, Ardahan illeri ve çevresi
Verim Yönü : Kombine, süt ve et
Genel Tanımı : Vücut orta irilikte ve sağlam yapılıdır. Sırt hattı düz, kemikler sağlam, deri elastiktir. Genelde beyaz renkli olup açık sarı renkli olanlarına da rastlanır. Merme açık, koyu veya lekeli olabilir. Baş süt tipi sığır ırklarına benzemektedir. Dişiler ve erkekler boynuzludur.
Irka Özgü Ayırıcı Özellikler : Bölgeye adapte olmuş, zor iklim şartlarına ve hastalıklara karşı dayanıklıdır.

Yetiştirme Koşulları : Karasal iklimin hüküm sürdüğü, engebeli arazilerde ve ilkel barınakların bulunduğu şartlarda yetiştirilmektedir. Mayıs ayından itibaren meraya ve yaylalara çıkarılırlar. Genellikle yılın altı ayını merada geçirirler. Mera süresince ek yemleme yapılmaksızın köy sürüleri şeklinde yetiştirilir.







6-BOZ IRK


Yayılma Alanı : Trakya, Marmara, Kuzey ve İç Ege, Batı Anadolu
Verim Yönü : Kombine, et ve süt
Genel Tanımı : Vücut sağlam yapılıdır. Sağrının kuyruk sokumuna yakın kısmı oldukça dardır, bu nedenle üstten bakıldığında üçgen şeklinde görünür. Erkeklerde vücut önden arkaya doğru daralır. Sağrı cidagoya göre daha yüksektir. Kıl rengi açık gümüşiden koyu kül rengine kadar değişir. Boğaların göz etrafında gözlük gibi koyu bir halka mevcuttur. Mermenin etrafı ise siyah bir halka ile çevrilidir. Kulakların içi siyah kıllarla kaplıdır. İnekler boğalara göre daha açık renkli olurlar. Genellikle boyun, döş, göğüs, omuzların alt kısımları ve bacaklar vücudun diğer yerlerine göre daha koyudur. Deri rengi koyu gri, tırnaklar ise siyahtır. Anüs bölgesinin siyah renkte olması ırkın saflığı konusundaki işaretlerden biri olarak kabul edilir. Buzağılar açık
kahverengi doğar, büyüdükçe renk griye dönüşür. Erkek ve dişiler boynuzludur. Boynuzlar hilal şeklinde,
yapısı dairesel kesitli ve boğumsuzdur.
Irka Özgü Ayırıcı Özellikler : Ani yem değişikliklerine dayanıklıdır. Düşük kalitedeki yemleri değerlendirebilecek sindirim sistemine sahiptir. Her türlü olumsuz doğa şartlarına, yetersiz beslenmeye ve hastalıklara karşı oldukça dayanıklıdır. Hastalandığı takdirde çok hızlı iyileşir. Güçlü ve sert tırnaklara sahiptir. Hırçın ve saldırgan mizaçlı olup, yavrusunu ve bulunduğu sürüyü koruma içgüdüsü oldukça gelişmiştir. Buzağısını görmeyince sütünü vermez.
Yetiştirme Koşulları : Irkın doğal yaşam alanları genelde dağlık bölgelerdeki orman içleri ve engebeli arazilerdir. Bu tür alanlarda insan müdahalesi olmadan yaşama, beslenme ve üreme yeteneğine sahiptir.