12 Ocak 2013 Cumartesi

Farmakoloji Soru-Cevap









ENDOKRİN SİSTEM FARMAKOLOJİSİ

SORU:Hormonların kimyasal sınıflandırılması

CEVAP: 1)Peptid veya glikoprotein hormonları (Hipofizden salınan hormonlar , insülin , parathormon , kalsitonin , relaxin , eritroprotein)

2)Steroid hormonlar(Aldesteron , testesteron , vit D, östrojenler

3)Aa.yada amin hormonları (Katekolaminler , iyodotironinler



SORU: Gonodotropin stimulan hormon (GnSH)

CEVAP: 10 aminoasitli bir peptiddir. Sentetiği gonodorelin diye bilinir. FARMAKOKİNETİK: -Hormon salıverildikten sonra hücre dışı sıvıda dağılır.

-Oral yolla sindirim kanalından az emilir.

-IV, SC ve intra nasal verilir.

-Başlıca böbrekte yıkımlanıp idrarla atılır.

ETKİSİ: -Hormon , FSH veLH salı verilmesini arttırır.

-Hipofiz bezi hücrelerindeki yüzey reseptörlerini uyararak hücre içine Ca salınmasını ve protein kinaz C nin etkinleşmesini sağlar.

-LH ın salınmasıyla yumurtalıklar luteinleşir, foliküller gelişir, yumurtlama ve testesteron salınır.

-Uzun süreli kullanımı takiben erkek ve dişide , testesteron ve östrojen salınımında artış sonra azalma görülür. Buna kimyasal kısırlaştırma denir.

-Hormonun kesilmesinden 1-2 ay sonra yumurtalık ve testis eski işlevini görür. Aralıklı kullanmada böyle bir olay görülmez.

KULLANILMASI: -İneklerde yumurtalık kistlerinin sağaltımında

-Buzağlama ve ilk kızgınlık arasındaki süreyi kısaltmak için

-Koyunda mevsim dışı gebeliği teşvikte

-Köpeklerde kriptorşiol testislerin inmesini sağlamada,

-Kedilerde doğumu takiben yumurtlamaya yol açmak için

-Erken puberta , yumurtalık ve testis tümörlerinde , erkek ve dişide gebelik önleyici olarakta kullanılır.



SORU: Plasenta kaynaklı Gonodotropinler hakkında bilgi?

CEVAP: 1) Kariyonik gonodotropin: Etkileri LH’benzer

2)Gebe Kısrak serum gonodotropini : Etkileri FSH’a benzer

KULLANIMI: Yumurtlamayı teşvik eder. Leyding hücrelerini uyarır. Zayıfta olsa FSH etkileri vardır.



SORU: Gonodotropinlerin istenmeyen etkileri?

CEVAP: -Hayvanda alerjik tepkimelere , özellikle GKSG tekrarında anaflaktik şok oluşabilir.

-İlk kızgınlıkta çiftleştirilirse birden çok folikül gelişmesi ve yumurtlama oluşması nedeniyle bir çok yumurtanın döllenme ihtimali olur.

-Prostat kanseri ve diğer östrojene duyarlı tümör bulunan hastalarda kullanılmamalıdır.

-Doğuma 30-40 gün kalanlara verilmemeli (Abort)



SORU:ACTH (Kortikotropin) hakkında bilgi?

CEVAP: -Ön hipofizde bazofil hücrelerde hazırlanan peptid yapılı bir hormondur. FARMAKOKİNETİK: -Ağızdan verildiği zaman sidirim kanalında parçalanır. IM ve IV verilir. ETKİSİ: -Kortikotropin adrenal kabuğun fassikulal bölgesini etkileyerek KORTİZOL , KORTİZON

, KORTİKOSTERON ,ANDROJEN ve az ALDESTERON sentezi ve salıverilmesini artırır.

-Adrenal kabuk hücre’de protein sentezinde artırır.

-Yağ dokusu hücre’de lipazı etkinleştirerek trigliseritlerin parçalanmasına ve böylece sıvı yağ asit düzeyi artışına neden olur.

-Uzun süre kullanımda deride kararma olur.



-Glikoz metabolizmasını yavaşlatır, şeker hastalığı eğilimini arttırır.

İSTENMEYEN ETKİSİ: -Allerjik tepkimeler

-Vücutta Na tutulması , su tutulur. –Abort(gebelik sonuna doğru) KULLANILMASI: -Hipofiz bezi yetmezliği sağaltımında

-Adrenal bez yetmezliği tanısında – Adrenal kabuk yetmezliğinin tanı aracı olarak.

-Adrenal bezin büyümesini , tümörden ayırmak için



SORU:STH (Büyüme hormonu)

CEVAP: -Serotonin , dopamin , Katekolamin α-adrenerjik reseptör uyarımı ve agonistleri , kan şekeri düşüşü Gerilim , egzersiz , yüksek prot. Beslenme , Arjinin , ADH , Uyku gibi durumlarda STH yükselir.

-GK,β-adrenerjik reseptör uyarımı ve agonistleri , serbest yağ asitleri

ETKİSİ: -ACTH , FSH , TSH, LH’nin etkisi şiddetlendirir.

-Beyin ve göz dışında ki , kemik protein yağ , şeker metabolizmalarına etkir.

-Etkilerine somatomedinler denilen peptidler aracılık eder.

-Vücudun yumuşak ve kemik dokularını arttırır. Uzun kemiklerin epifiz kısımlarında kapanma olmaz , böylece uzunlamasına büyür. Epifizdeki kıkırdak plağın kalınlığı artar.

-Gençlerde hipofiz tümörleri ve hormonun uzun kullanımı sonucu ; uzama büyüme ile karakterize dev hayvanlar gelişir.(Gigantizm)

-Aynı durum erginlerde de oluşan kemiklerin enine büyümesiyle yumuşak dokuların aşırı büyümesiyle akromegali olur.

-Yetersizliğinde ise “hipofiz cüceliği” olur.

-Hücre zarı geçirgenliği artırıp, aa’lerin hücreye girişlerini artırır. Prot. Sent. Artar. Kas kütlesi büyür.

-Kan glikoz düzeyini yükseltir.

-Süt kanalları gelişmiş hayvanlara verilirse %10-15 artar.

-Hayvanlarda yağ oranı düşer. KULLANILMASI: -Gelişmenin hızlandırılması

-Yemin değerlendirilmesi -Süt üretiminin arttırılması

-İnsanlarda anabolik , boyun uzatılması , Fizik gücünün arttırılması

-Hipofiz cüceliyinde -Gelişme geriliğinde İM verilir.



SORU:Prolaktin (LTH) hakkında bilgi

CEVAP: -STH’daki etkilere bağlı olarak artar veya azalır.

ETKİSİ: -Gebelik sırasında meme bezleri süt salgılanmasına hazırlanması ve doğumu takiben devamını

-Meme bezlerinde kanal ve alveol epitel hücrelerinin çoğalması ve farklılaşmasını

-Fazla salgılanırsa : erkekte cinsel istek ve sperma üretiminde azalma ve kısırlık Dişide ise amenore ve galaktore görülür.

-Balık ve kuşlarda yavru bakımı , beslenme ve korunmada prolaktin rol oynar.



SORU: Lipotropinler hakkında bilgi veriniz?

CEVAP: sAMP ile yağların parçalanmasına yol açarlar. ENDORFİNLER: -Endojen opoid peptiodlar da denir.

-Adrenal bez , pankreas , böbrek , yağ doku hücreleri , üreme organları gibi yerlerde biyokimyasal olayları düzenlerler.

-Opioid reseptörlere bağlanarak başta ağrı kesilmesinde rol oynar.

OPİOİD RESEPTÖRLER: - Mü, kapa , delta, sigma , epsilon diye 5 reseptör vardır.

-β-endorfin gebeliğin sonuna doğru doğumda oluşan ağrı ve gerilim yatıştırıcı olarak etkir.

-Endotoksik şok β-endorfin salınımını 10 kat arttırır.



SORU:Tirotropin (TSH) hakkında bilgi veriniz.

CEVAP: Tiroid bezine etkiyerek , iyodun alınmasını tiroid hormonlarının sentezi ve salınması , tiroglobulinin parçalanmasını arttırır.



SORU:Melanosit Uyarıcı Hormon (MSH) hakkında bilgi?

CEVAP: -α ve β MSH diye 2’ye ayrılır.

-Melanositlerde melonin sentezini uyarır.

-Gözün karanlığa uyumda ve retinen sentezinde rol alır.

-Az gelişmiş (reptil) gibi canlılarda deri renginin koyulaşmasını sağlar.

-İnsanlarda deri renginin açılmasını sağlar.



Farmakolojinin bilimsel tanımı : Biyolojik bir davranışa neden olabilen , doğal yada yapay kimyasal maddeleri inceleyen bir bilimdir.



SORU:Farmakolojinin dalları ? Farmakodinami , Farmakoterapi , Kemoterapi , Galenik farmasi , Farmakognozi , Farmasöterik kimya , Farmakografi , Toksikoloji



SORU: Farmakodinami

İlaçların canlı organizmalar üzerindeki etkisini araştırır. Organizmanın ilaçlar üzerindeki etkisini inceler.



SORU: İlaçların etki bakımından en önemli özellikleri?

a)Seçicilik (selektivite) → Belirli biyolojik olaylara etki yapması ; aynı yerdeki diğer olaylara etki yapmaması b1)Dönüşümlü (Reverzibl) → İlaç etkisi dönüşümlü

b2)Dönüşümsüz (İrrevezible)→zehir etkisi dönüşümsüz

c) Doz bunlar uygulanan doz miktarına bağlıdır.



SORU: İlaçlar etki alanlarında ne tür etkiler oluşturur ?

İlaçlar doku ve organların normal işlevlerini arttırır ya da azaltabilirler. Fakat yeni işlevler oluşturmazlar. Etkileri nitel değil niçeldir. Etki türleri:

Stimulasyon : Bir organ yada sistemin işlevlerinde artış. Depresyon : Bir organ yada sistemin işlevlerinde azalma.

İrritasyon : Canlılık fonksiyonlarında görülen farklılaşma ve anormal sapmalardır.



SORU:İlaç , zehir ve fizyolojik madde deyimlerini açıkla

İLAÇ: Çok çeşitli etkilerle hastalık yapısı bozukluk ve belirtilerin kaybolması , gerilemesi ve tanınmasına yarayan bütün maddeler (ilaçla – zehir arasındaki fark ; kullanılan maddenin dozu ve kullanış amacı ile ayrılır.)

ZEHİR : Ölüme neden olabilecek organik bozukluk yapan maddelerdir.

FİZYOLOJİK MADDE: Organizmadaki biyolojik düzen ve gelişmeyi sağlayan tüm maddeler.



SORU: Bitkilerin içerdiği en önemli etken maddeler?

a)Alkoloidler b)Glikozidler c)Sıvı yağlar d)Reçineler e)Saponinler f)Tanenler g)Balsamlar h)Zamklar



SORU: İlaçların sınıflandırılması nasıl yapılır?

-Kimyasal yapılarına göre

-Etki yerlerine göre

-Farmakodinamik etki ve kullanılma amaçlarına göre

-Kaynaklarına göre

-Hazırlanma şekline göre

a)Spesiyaliteler (kullanıma hazır )

b)Majistral ilaçlar (Formülü hekim tarafından düzenlenir reçete yazılarak eczanede hazırlanır)

c)Officinal ilaçlar (birleşim ve hazırlanma teknikleri farmakope’de yer alan ilaçlar.)



SORU: İlaçların adları ? -Genel ad –Ticari ad -Kimyasal ad



SORU: Veteriner ilaçların hayvan yetiştiriciliği bakımından önemi ve tedavideki yeri?

1)Ev ve süs hayvanlarında kullanılan ilaçlar

- Koruyucu amaçla

- Bir eksikliği gidermek için

- Hastalık nedenini kaldırmak için

- Organizma ya da organın anormal fonksiyonunu düzeltmek için

2)Çiftlik hayvanlarında zooteknik amaçlarla ilaç kullanımı sağlıklı hayvansal üretim = Çevre + Bakım + İlaç



SORU: İlaç Etkisinin oluşma tarzları ? (Etkileşmesi)

-Farmakolojik etki , İlacın fiziksel veya kimyasal nonspesifik bir özelliğe bağlı olabilir.

-Farmakolojik etki , Bir enzimi inhibe etmesine veya aktive etmesine bağlı olabilir.

-İlaç antimetabolit olması nedeniyle etki oluşturabilir.

-Nörpmediyatörü taklit etmesi yada bloke etmesi

-Yerine koyma esasına dayanan etki mekanizması

-İnaktif durumdaki bir maddenin aktifleşmesi yada açığa çıkması



-Farmakolojik etki İlacın şelasyon yapmasına bağlı olabilir.

-İlaç etkisi , endükasyon olayı sonucu oluşabilir.

→İlaçların etki bölgesi ; bir ilacın etki ile sonuçlanan bir dizi olayı başlatmak için etki ettiği organizma kısmında ilacın etki bölgesi denir.



SORU: Reseptör nedir , bağlanma ve çeşitleri nelerdir?

İlaçlar etkilerini yapabilmek için özel makromoleküler bölgelere (ribozom , mitekondri , sitoplazma , çekirdek) bağlanmaktadır. İlaçların bu bağlanma yerlerine reseptör denir. İki tür reseptör bağlanma görülür. a)Reverzibl b)İrreverzibl Çeşitleri : Kolinerjik , Adrenerjik, Histaminerjik



SORU: Ligant - reseptör bağlanma tipleri?

1)Dönüşümsüz (İrreverzibl) bağlanma (Kovalent bağlanma)

2)Dönüşümlü (reverzibl) bağlanma (Vander walls bağlanma , Hidrojen bağı , İyonik bağlanma , İyon dipol bağlanma)



SORU : Ligant - reseptör bağlanma sonuçları

(K1) Bağlanma hızı >

İ1+R (İ1R) > Etki

(K2) Çözünme hızı < AGONİST



İ2 + R < > (İ2R) ANTAGONİST

Bir reseptöre bağlanan her maddeye ligant denir. Reseptöre bağlanan nöromediyatör , hormon gibi maddelere doğal ligant ; ilaç gibi kimyasallara sentetik ligant denilmektedir.



SORU: Agonist nedir? Antagonist nedir?

AGONİST: Reseptörle bağlandığında biyolojik bir yanıta neden olabilen ligantlara denir. ANTAGONİST : Herhangi bir etkiye neden olmaksızın , reseptöre bağlanabilen ligantlara denir.



SORU: Bölümsel agonist?

Antagonistin aksine tek başına verildiğinde özel reseptörler aracılığıyla etki oluşturan ve daha etkili agonistle birlikte verildiğinde etkisi azalan liganlara denir.



SORU: Kolinerjik reseptörler ve etkileri ?

a)Kolinomimetik reseptör

b)Nikotinik reseptör (Otonom S.S ganglionları ve motor uç plakları ) c)Muskarinik reseptör (M.S.S ve parasempatik postganglioner sinir uçlarında) ETKİLERİ: - Sekresyonda artış

-Mide bağırsak kasılmalarında artış

-Bronşlarda daralma ve larinks spazmı

-Vazodilatasyona bağlı hipotansiyon ve bradikardi

-Myosis ve enoftalmus



SORU: Adrenerjik reseptörler ve etkileri?

Adrenalin ve noradrenalin'in etkilediği bu reseptörler alfa ve beta olmak üzere iki tiptir. alfa 1 = Damar çevesi , trombosit

alfa 2 = Presnaptik sinir uçları nöroadrenalinin serbest bırakılmasında etkili

Beta 1 =Kalp

Beta 2 =Damar , bronş ve uterus



SORU: İlaçların dozu ve dozla ilgili kavramlar?

a)Minimal tedavi dozu Dosis plena : Tedavi dozunun bir defa olması b)Medial Dosis refrekta : Tedavi dozunun birkaç defa ise c)Maximal tedavi dozu Letal doz : Ölüme neden olan doz

Toksik doz : Zehirlenmeye bağlı doz

Sağaltım amacıyla kullanılan ilaç miktarına doz denir.



SORU : Mutlak güven nedir?

İlacın uygulama güvenliğini gösteren kavrama mutlak güven faktörü denir. ED100 ile ED0 arasındaki orandır



SORU: Doza etkiyen faktörler ? Hayvanın türü , hayvanın yaşı , uygulama yolu



SORU: İlaçların kullanım yolları ?

1)Enteral yol ( -Oral -Sublingual -Rektal)

2)Paranteral yol (İ.V , İ.M , S.C )

3)İnhalasyon yol

4)Lokal uygulama yolları ( -Deri yolu - Konjuctiva yolu -Urogenital yol -Meme içi yol )



SORU: Farmakokinetik , İlk geçiş etkisi , etkin doz , tedavi

FARMAKOKİNETİK : İlaçların uygulanmasından sonra organizmada emilimleri dağılımları , kimyasal , değişimleri biyotransformasyon ve atılımlarını inceler.

İLK GEÇİŞ ETKİSİ: Peros yolla uygulanan bazı ilaçlar , sindirim kanalından tam emilseler de , genel dolaşıma

etkin olarak ulaşamadıkları durumlarla karşılaşabilmektedir. Nitekim böyle bir ilaç k.ciğerlerden ilk geçişinde , etken madde kimyasal değişime uğrar ve bu nedenle de plazmada yeterli bir etken yoğunluk oluşturmaz . Bu gibi değişme uğrayan ilaçlara doğal östrojenler örnek olarak gösterilir.

TEDAVİ İNDEKSİ: Herhangi bir ilacın LD50 / ED50 ' ye oranına denir .

ETKİN DOZ : Belli ilacın belli koşullarda bireylerde farmakolojik (istenilen) etkiyi oluşturması.



SORU: İlaçların farmakokinetik özellikleri ?

1)Genel kan dolaşımına ve etki bölgesine ulaşan ilaç miktarı nekadardır?

2)İlaçların organ ve dokulardaki dağılım bilançosu nedir ve nasıldır?

3)İlaçlar organizma tarafından bir yabancı madde gibi algılandıklarından bunların atılma mekanizmaları nedir ve nasıl olmaktadır?



SORU: Farmakokinetiğin başlıca evreleri nelerdir?

1)Galenik evre :Uygulanan ilaç şeklinden , etken maddenin serbest duruma geçmesine kadar geçen aşamadır

2)Farmakodinamik evre

3)Famakokinetik evre: (emilme , dağılım , bağlanma , atılma , metabolitlere değişim )



SORU: İlaçlarda Biyoyaralanım ?

İlaçların uygulanma yerinden emilerek , kana etkin olarak ulaşan miktarına biyoyararlanım denir. Bu yararlılığın oluşma süresine de emilim hızı denir.



SORU: Absorbsiyon nedir?

İlaçların uygulandıkları yerden genel dolaşıma ulaşması için emilimidir.Herhangi bir değişikliğe uğramadan geçer.



SORU: İlaçların absorbsiyonunu (emilimini) etkileyen faktörler?

-İlacın taşınma biçimi

-İlacın fiziksel ve kimyasal özellikleri

-Proteinlere bağlanması

-Uygulanma yolları

-Dozaj biçimi

-Emildiği bölgedeki kan dolaşımı ve ilaç yoğunluğu



SORU:İlaçların biyolojik membranları geçme yolları

1)Basit difüzyon 2)Aktif taşıma 3)Kolaylaştırılmış difüzyon (Taşıyıcılı) 4)Pinositoz 5)Ekzositoz



SORU : İlaçların uygulanma yollarına göre emilme yada absorbsiyon özellikleri ?

1)İlacın sindirim sisteminden emilimi

-Buradaki en önemli mekanizma basit difüzyondur. Barsak çepherinden kana doğru , azdan çok yoğuna

-Sindirim kanalının pH ‘sı ile ilacın pKa’sı emilime etkir.

-İyonlaşmamış şekiller yağda daha çok çözündüğünden sindirim kanalından kolaylıkla geçer.

-Emilme yüzeyi

-Galenik şekil

2)İlaçların kas içi yoldan emilmeleri

-Partiküllerin çapı ve fiziko kimyasal nitelikleri , kaslarda kan akış düzeyi emilimi etkiler.



SORU: İlaçların plazma proteinlerine bağlanması?

Kana geçen etken madde kan proteinlerine özellikle albüminlere az yada çok bağlanırlar. Proteinlere bağlı ilaç pasif difüzyonla dolaşan kandan çıkamaz ve bu nedenle metabolize edilemez ve elimine edilemez. Depolanin etki yerine ulaşamaz , etki gösteremez.

Ancak aktif taşımanın geçerli olduğu eliminasyon yolu olan tubuler sistemle bağlanmasında elimine

edilebilir.İlaç bağlanırken tamamı bağlanmıştır. Serbest kısım çözücü faktörle çözülür ve etkir. Barbitratlarla anestezide fenil bütazon enjeksiyonu gibi bağlanan kısmın serbest kısmı çözülerek uyutur tekrar bağlanır.

Hayvan türüne göre de bağlanma değişir. İlaç çeşidine görede değişir. Bağlanma ile ilacın çözünme oranı artar.

Fazla bağlanma ilacın etki süresini arttırır. Bazı durumlarda zehirlenme görülür.

Sonuçları: - İlacın çözünme oranı artabilir - İlacın etki süresi uzayabilir. –plazma proteinlerine fazla bağlanan ilaçların etki süresi uzar. –Bazı özel durumlarda plazma proteinlerine bağlanma nedeniyle zehirlenme görülebilir ya da ilacın etkisi azalabilir.



SORU: Yarı ömrü etkileyen faktörler nelerdir?

1)Yeni doğan hayvanlarda biyotransformasyonda rol alan mikrozomal enzimlerinin etkinliği engin olanlardan oldukça düşüktür. Ayrıca glomeruler filtrasyon ve tubuler sekresyon etkinliği de buna eklenince yeni doğanlarda dikkatli olunmalı. (Yeni doğanlarda ilaç vücuttan uzun sürede uzaklaşır)

2)Birden fazla ilacın birlikte verilmesi yarı ömrü etkiler.

3)Böbrek tubullerinde ilaçların geri emiliminde idrar pH'ı oldukça önemlidir. Hem farmakolojik hem toksik yönden.

4)İlacın yarı ömrü bakımından hayvan türleri arasında farklılıklar vardır.

5)Renal fonksiyonu bozuk olan hastalarda ilacın böbreklerden atılımı azalıcağından yarı ömrü uzar.



SORU: İyon tuzağı nedir?

Pasif difüzyona elverişli bir membranla birbirinden ayrılmış 2 kompartmanda dağılan bir ilacın , her bir kompartman içinde denge halindeki yoğunluğu eğer pH farkı mevcutsa eşit değil . İlaç daha fazla iyonize olan kompartmanda daha fazla toplanmasına denir. Asidik ilaçlar pH'sı fazla olan tarafa yönelir.



SORU: Biyotransformasyon ? (ilaçların metabolizması)

Sonuç ne olursa olsun ilaçların organizmada uğradıkları kimyasal değişikliğe denir. Biyotransformasyon olayları oksidasyon , redüksiyon , kopma , birleşme' dir.



SORU:Biyotransformasyonun türe göre değişimi hakkında bildiklerinizi yazınız.

İlaç metabolizması türlere göre hız ve şekil yönünden farklılık gösterir. Bu farklılığın ana nedeni ise biyotransformasyonda etkin rol oynayan enzimlerin bütün türlerde eşit düzeyde olmamasıdır.Böylece her hayvanda değişik metabolitler şekillenir.



SORU: Akümülasyon nedir?

Eliminasyon yavaş olan ilaçların yada metabolizesi yavaş olan maddelerin vücutta birikimidir. Bu da ilacın etki süresinin uzamasına ya da zehirlenmeye sebep olur.

Akülümasyon olayı yağ dokuda , kemik doku ve dişler ve de kan da görülür.



SORU: Yalancı nöyromediyatör?

Sinir ucu tarafından alınıp nöromediatör sentezine giren ve sonuçta nöromediatöre benzeyen fakat düşük farmakolojik etkinliğe sahip bir maddenin sentezlenmesi.



SORU: Şelasyon : Metal iyonlarının organik moleküller tarafından halka oluşturmak suretiyle bağlanması olayı.

Ligant : Bir reseptörle bağlanan her maddeye denir.

Biyoyoyararlanım : İlaçların uygulama yerlerinden emilerek , kana etkin olarak ulaşan miktarına denir.

Yarı ömür : Bir ilacın yarı ömrü o ilacın yarısının vücuttan atılması için gerekli zaman olarak tanımlanabilir. Tedavi indeksi: Herhangi bir ilacın LD50 sinin ED50'sine oranlamasına denir.

LD50 : Bireylerin %50 sini öldüren miktar

ED50: İstenilen farmakolojik etkiyi oluşturan ilaç miktarı



SORU : İlaçların vücuttan atılması (eliminasyon) kaç şekilde olur ?

-Böbrekler (Glomerular filtrasyon , Tubuler sekresyon , Tubuler reabsorbsiyon)

-Safra

-Akciğerler -Tükrük bezleri -Süt bezleri

-Diğer eliminasyon yolları (barsaklar , ter bezleri , mide mukozası , kıl ve tırnaklar)



SORU: Mikrozomal enzim inhibisyonu ve indüksiyonu?

İndüksiyonu: Mikrozomal bir enzim tarafından metabolize edilen bir ilacın kendini metabolize eden enzim sentezini arttırmasına denir.

İnhibisyonu: Mikrozomal enzimlerin ilaçlar ve ksenobiyotikler tarafından inhibe edilmesidir.



SORU: İlaçların etkisini değiştiren (etkileyen) faktörler?

1)İlaçların hazırlanış tekniği

2)Tür farkı

3)Kalıtım

4)Çevre ve beslenme

5)Fizyolojik ve patolojik durum

6)İlaç duyarlığı ve direnç

7)Kullanış yolu ve doz

8) İlaçların birlikte kullanılması ile etkileşmesi



SORU: Sinerjik etkileşme nedir ? Etki çeşitleri ?

İki ilacın aynı yönde etkidiği ve birbirine yardımcı olduğu anlamında kullanılır. Örn ; lokal anesteziklerin adrenalinle birlikte kullanılması anestezi ömrünü artırır. 2 çeşittir.

a)Adititif (sumasyon) etki : Ayrı ayrı ve eşit dozlarda uygulandığında , beraber verildiğindeki etkinin aynısını oluşturuyorsa aralarındaki etkileşme sumasyon etki biçimindedir.

b)Potansiyalizasyon : İki ilacın oluşturduğu kombine etki cebirsel toplamından büyük olan etki



SORU: İlaçların etkileşmelerini maddeler halinde yazınız?

Y= a+b (additif sinerjizma) Y> a+b (potansiyalizasyon) Y< a+b (antagonizma)

1)Sinerjizma -Additif sinerjizma

-Potansiyalizasyon

2)Antagonizma (Bir ilacın etkisinin diğer bir ilaç tarafından azaltılması yada tamamen ortadan kaldırılması olayı)

-Kimyasal antagonizma (Agonistin antagonistle kimyasal bir reaksiyona girerek etkinliğinin kısmen yada tamamen yitirmesi olayı)

-Fizyolojik antagonizma (Aynı organda farklı reseptörlere etkiyerek , birbirine zıt bir etki oluşturan ilaçlar

arasındaki etkileşmedir.)

-Farmakolojik antagonizma (Agonist – reseptör kompleksine etkiyerek agonistin etkisini ortadan kaldıran veya aynı reseptöre etkiyen iki ilaç arasındaki etkileşme biçimidir) Kompetitif ve kompetitif olmayan olarak ikiye



SORU: İlaç şekilleri nelerdir?

A)Katı ilaç şekilleri (Toz , kapsül , kaşe , hap , ovul , ilaçlı kalem) B)Yarı katı ilaç şekli (Merhem , PAT , LAPA , YAKI , ONGAN )

C)Sıvı ilaç şekli (Tentür , çözelti , enjektabl çözelti , emülsiyon , süspansiyon , liniment , posyon , şurup , kollutuvar , losyon , lavman , kollir , aerosol )



SORU: Çözelti hak. Bilgi?

Bir veya birkaç etken maddenin su veya başka bir sıvı içinde çözdürülmesiyle hazırlanan tek fazlı farmasötik şekillerdir.

Çözünürlük ; normal ısıda doymuş bir çözelti elde etmek için birim hacim çözücü içerisinde çözünen maddenin gram miktarıdır. Etkileyen faktörler ise ; ısı , yardımcı maddeler , pH , katı maddenin fiziksel durumu , karıştırma dır.



SORU: Enjektabl çözelti hakkında bilgi veriniz?

Çözücüsü su veya yağ olan , enjektör veya benzeri bir araçla vücudun değişik kısımlarına enjeksiyon

şeklinde verilen , steril ve tek fazlı sistemlerdir.

İlaçlar enjeksiyon şeklinde : çabuk etki gösterir , yerel etki gösterir , sindirim sistemi geçiş sırasında değişikliğe uğramasını önlemek için kullanılır , oral ve diğer yolla ilaç verilemediği zamanlarda kullanılır , kan kayıplarına karşı kullanılır , paranteral yolla beslemek için



SORU: Enjektabl çözeltinin özellikleri?

İzotonik olmalı , uyun pH olmalı , stabil olmalı , süzülmüş apirojen olmalı , steril olmalı



SORU: Reçete yazımında dikkat edilecek kurallar?

A) Reçete yazılan farmosötik şekiller yanlışlığa yol açmayacak şekilde kısaltılabilir.

B)Bir tertipte alt alta yazılan ve eşit miktarda olan ilaçların her birinin karşısına miktarları ayrı ayrı yazılmaz ; eşit miktarlarda alınacak son ilacın karşısına saimgesi ve miktar yazılır.

C) Aynı adla başlayan ilaçların alt alta yazılmasında adın tekrarına gerek yok. Aynı adın altına bir çizgi

çekilir. (birinci ad yazıldıktan sonra)

D)Majistiral ilaçta taşıt madde seçimi eczacıya bırakılabilir.

E)Sıvı ilaçlar çözücü ile belli bir miktara ulaştırılmak istendiğinde çözücü hizasına ad veya q.s.p. işaretleri konulduktan sonra miktar yazılır.

F) Arasında geçimsizlik olan ilaçlar bir araya getirilmemeli

G)Kolay okunmalı

H)Reçete yazıldıktan sonra tekrar gözden geçirilip imzalanmalı



SORU: Majistral bir ilacın kısımları?

- Etken madde - Yardımcı madde -Düzeltici madde -Taşıt madde



SORU: Reçetenin kısımları ?

a)Superkripsiyon (başlangıç)

b)İnskripsiyon ( İlaç adı formül ve kısmının yazıldığı yer)

c)Subskripsiyon (İlaç farmasötik şekil ve kısmını gösteren yer)

d)İnstraksiyon (Hasta sahibine ilacı nasıl kullanacağını , eczacıya ise ilacın kullanır şeklini belirtir.) (S harfi)



SORU: Antibiyotiklerin bir arada kullanıldıklarında oluşan etkiler?

-Sinerjistik etki

-Additif etki

-Antagonistik etki



SORU: Antibiyotik tedavisinde dikkat edilmesi gerekenler? (gerekli koşullar)

1-Klinik tanı

2-Mikrobiyolojik tanı

3-Kültür ve duyarlılık testi

4-Uygun bir antibiyotik testi

5-Seçilen antibakteriyel ajanın veriliş yolu ve doğru doz uygulanması

6-Yardımcı tedavi , besin desteği , iyi bakım



SORU: Sindirim ve üriner sistemde bulunan sülfanamidler?

Üriner sistem için : sülfanamidler suda çok çözünür . Sülfosomidin , sülfosulfizokzasol

Sindirim sistemi için: Sülfasalazin kalın bağırsakta hidrolize olur. Süksinilsülfotiazol gastro intestinal kanalda



SORU: Antibakteriyel sülfanamitlerin etkime tarzı ?

Sülfanamidler PABA’nın yapısal analoğudur. PABA’nın dihidrofolik asit sentezine girişi sırasında enzimatik aşamayı yarışmalı olarak inhibe eder. RNA proteinlerinin fmet RNA , glisin , metionin sentezi için gerekli enerjiyi bloke eder.

Üremeleri durgunlaşmış bakterilere etkili değiller. Sülfanamid tedavisinin etkileri ortaya çıktıktan sonra

geçici latent dönem sonra depo maddeleri bitince bakteriostasis dönemi başlar



SORU: Sulfanamitlerin biyotransformasyonu ?

Yoğun bir şeklide metabolize edilirler. Başlıca oksidasyon , asetilasyon , sülfat ve glikozla konjuge şeklinde olur. Türe göre farklılıklar var. Asetile , konjuge , hidroksile formlarının antibakteriyel aktiviteleri zayıftır. Köpekte asetilasyon azdır. Atılımı : idrarla atılır. Safra , dışkı , ter ve sütle atılım az.



SORU: Sülfanamidlerin (vet. Hekimlikte) kullanım alanları?

Aktinobasillozis , mastitis , metritis , Toxoplasmosis , solunum yolu enfeks.



SORU: Trimetroprim – sülfodoksinin etkime tarzı ?

Bazik ilaçtır. Sülfanamid , dihidrololik asidin sentezini bloke eder . Trimetroprim bileşiği ise tetrahidrofolik asit şekillenmesini önlemek için sonraki basamakta dihidrofolat redüktaz emilimini bloke eder.



SORU : Antibiyotiklerin etki mekanizması?

1)Bakteri hücre duvarının sentezinin önlenmesi

2)Sitoplazma membranının pemabilitesini artırmak suretiyle etki

3)Hücre içinde protein sentezini inhibe etmek suretiyle etki

4)Genetik materyal içinde DNA sentezinin veya DNA kontrolü altında yapılan DNA sentezinin bozulması ile oluşan etki

5)İntermediyer metabolizmayı bozmak suretiyle etki.



SORU: Penisilinlerin sınıflandırılması?

a)Dar spektrumlu penisilinaza duyarlı penisilinler b)Dar spektrumlu penisilinaza dayanıklı penisilinler c)Geniş spektrumlu β-Laktamaza duyarlı penisilinler

d)Daha geniş spektrumlu ve β-Laktamaza duyarlı penisilinler

e) β-Laktamaza karşı korunmuş , geniş spektrumlu penisilinler.



SORU: Penisilinlere direnç oluşumu ?

Sebebi kromozomlardaki değişikliklerdir. Sadece hücre duvarı olan bakteriler penisilinlere ve diğer β – laktam antibiyotiklere duyarlıdır. Β-laktamlara direnç , PBP hedeflerindeki değişiklikler sonucu bu ilaçların bak bakteriye özel proteinlere bağlanamaması sonucu da gelişebilir. Bakterilerin L-formu gelişerek de direnç gelişebilir. Penisilinler sadece üremekte olan bakterilere etkili olduğundan durgun fazdaki bakterilere etkilemezler.

Bazı bakteri izolatları hücre duvarı sentezi inhibitörüyle muamele edildiğinde büyümeleri inhibe olur fakat , bilinen yoğunluklarda lize olmazlar yani erimezler. Β-laktam halkasının enzimatik olarak yıkımlanmasıyla direnç oluşur.



SORU: Sefalosporinler antibakteriyel etkileri ve etkiledikleri m.orglar?

Penisilinlere benzer . Bakteri hücre duvarına lokalize olan PBP’lere bağlanır ve böylece transpeptidaz ve diğer hücre duvarı enzimlerinin etkinliklerini bozar. pH 6-7 arası çok etkili ve stabildir.

Kullanım alanları : Pahalı oldukları için vet. Hek. te kullanımı sınırlıdır. P.auroginoza hariç tüm üriner sis. Hastalıklı tedavi için bir çok antibiyotik kullanılmış yumuşak doku ve kemik enfeksiyonlarında kullanılır.

1.jenerasyon sefalosporinleri ; nerdeyse tüm gr(+)

2.jenerasyon sefalosporinleri ; hem gr(+) , hem gr (-)

3. “ “ ; tipik olarak gr (+) , pseudomonas enterobacteri gibi gram (-) de çok etkili



SORU: Amoksisilin nedir?

Geniş spektrumlu (Gr – ve gr +) β-laktamaz enzimine duyarlı penisilinlerdendir.Çoğu aside dayanıklı ve oral kullanıma uygundur ( vet. Hekimlikte)



SORU: Aminoglikozidler ve etki tarzları ?

-Dar spektrumlular: streptomisin , dihidrostreptomisin

-Geniş spektrumlular : Neomisin , framisetin

-Diğer aminoglikozidler : Apramisin , spektinomisin

Etki şekli : Çabuk üreyen bakterilere karşı çok etkilidirler. Bakteriyel protein sentezini bozarak etkirler. Öldürücü etkilerinin görülmesi için bakteriyle kısa süreli temas şarttır. Etki yeri bakterinin ribozomlarıdır. Polariteleri nedeni ile önce hücre duvarını aşmaları gerekir. (özel taşıyıcı bir sistemle)

Toksitesi ve yan etkisi ; Nefrotoksik etki , ototoksik etki , noromuskuler blokaj etki olarak 3’e ayrılır.



SORU : Aminoglikozitlerde direnç gelişimi hakkında bilgi veriniz.

Plazmid veya kromozomal mutasyonla direnç gerçekleşir. a)Bakteri hücreine transport bozukluğu: Tansport için oksijen ve ATP sart b)Ribozomal bağlanmanın azalması: Mutasyona bağlıdır c)Aminoglikozitleri etkisiz kılan enzimler : Asetiltransferazlar vb.

d)Diğer mekanizmalar: -Divalan katyonların varlığı

-Aynı bakterinin mutantları

-Asetik idrar , apse



SORU: Tetrasiklinler hakkında bilgi veriniz.

1)Eliminasyon zamanına göre sınıflandırılması:

a)Kısa etkililer : tetrasiklin b)Orta etki süreliler : metasiklin c)Uzun etki süreliler : minosiklin



2)Genel özellikleri: Sarımsı , kristal , amfoter , kuru toz halinde stabil , sulu solüsyonda pH 7 ile 8,5 arasında stabil değil. Fe , Al , Ca , gibi katyonlarla şelat oluşturur.

3)Etki Şekli : mRNA – ribozom kompleksini kabul edici bölgesine aminoasil tRNA’nın bağlanmasını azaltırlar.

Bakteri hücresine kısmen difüzyonla kısmende enerji gerektiren sistemlerle girerler. Tetrasiklin kullanımında konakçının immun sistemide iyi olmalıdır.

4)Antibakteriyel Spektrum: Aerobik ve anaerobik gram + , - bakteriler , bazı protozoonlar mycoplasmalar , riketsiyalar a karşı etkilidir. Corinobakterium türleri tetrasiklinlere dirençlidir.

*İM ve İV kullanımında tampon şart . Şelat oluşturuyor.

5)Dağılım; kan beyin engelini bile geçer.



SORU: Tetrasiklinlerin yan etki ve toksisitelerini yazınız.

-Atlarda ciddi hatta öldürücü diare

-Uzun süren tedavilerde (rum ve tek mideli) vit B ve K takviyesi yapılmalıdır.

-Diş ve kemiklerde renk bozukluğu , kırık kemik iyileşmesinde gecikme.

-Konakçı , protein sentezini etkiler.

-Potansiyel nefrotoksiktirler.

-Aşırı dozda hepatotoksiktir.

-oral ve paranteral veriliminde gastrointestinal bozukluklara yol açar.



SORU: Makrolitler hakkında bilgi veriniz

Lakton halkasının büyüklüğüne göre 3 alt sınıfa ayrılırlar. Renksiz ,kristalize bileşiktir. Antibiyotiğe bazik özelliği veren dimetilamino grubu içerirler. Suda az çözünür.

Tylosin ve tilmikosin sadece vet hek. kullanılır

Etki şekli : 50 S ribozomal alt üniteye bağlanır ve protein sentezini bozar. Etkisi mycoplazma ve çabuk çoğalan bakterilerle sınırlıdır.

Emilim : Oral olarak ancak rum’da uygun değil . İ.M verilen Eritromisin ve tylosin ağrı ve şişik yapar.

Dağılım : Safra ile atılır.

Yan etki : Şiddetli daire , kusma , hepatotoksik.



SORU: Eritromisin hakkında bilgi?

Makrolitlerdendir. 14 halkaya sahip. İnek , tay İM . Kedi oral . streptokok ve staphilokokların neden olduğu enfeksiyonlarda kullanılır. Atılım safrayladır. 50 S ribozomal alt üniteye bağlanır ve protein sentezini inhibe ederler.



SORU: Kloram fenikolün kullanım alanları ?

Vet . hek’te toxic kalıntı bıraktığında 1983’ten beri kullanımı yasak oldukça lipofiliktir.



SORU: Antiseptik ve dezenfektan kullanımı hakkında bilgi ?

Antiseptik ve dezenfektanlar mikroorganizma üzerine etkileri çabuk başlayan ve selektiviteleri oldukça düşük olan bileşiklerdir. Bu iki bileşiğe ortak bir ad olan ve hastalık etkeni mikroorganizmaları öldüren anlamında JERMİSİN veya BİOSİN adı da verilmektedir.

Antiseptik bileşikler , canlı yüzeylere dışarıdan ve içeriden uygulanabilen bakteri üremesini azaltmak

amacıyla kullanılan ve genellikle emilemeyen bileşiklerdir.



SORU: İdeal bir antiseptik ilaçta olması gereken özellikler?

-Geniş spektrumlu olmalı

-İrritasyon yapmamalı

-Düşük toksisiteye sahip olmalı

-Kullanıldığı bölgede dokulara iyi penetre olabilmeli

-Nekrotik doku ve doku artıklarının varlığında aktivitesini sürdürmeli

-Normal proseslerle etkileşmemeli

-Ucuz olmalı ve korozif özellik taşımamalıdır.



SORU: Etanollü iyot çözeltisi ?

İyot’un kullanılabilir halidir. Bakteri sayısını 15 saniyede %90 azaltır. %5 ‘i geçmeyen yoğunluklarda deride toksik etki oluşturmaz. Mukozalara uygulanırsa toksik etki yapabilir. Cilt üzerine zararlı etkileri alkol ile yıkanarak azaltılabilir.



SORU: Antelmentik ilaçlar kullanılırken dikkat edilecek hususlar ?

1) Sürünün %10’una deneme ilaçlaması yapılmalı

2) Rasyon düzeltilmeli (KHlı gıdalar verilmeli , protein azaltılmalı)

3)Konağın ; ilaçtan mümkün olduğu kadar az etkilenmelidir.

4)12-24 saat öncesinden aç bırakılmalı

5)Duyarlı hayvanlarda (genç , yaşlı , gebe) dikkatli kullanılmalı



SORU : İdeal bir antelmentik ilacın özellikleri?

1) İlaç güçlü etkinliğe sahip olmalı

2)Güvenlik indeksi geniş olmalı

4)İlacın uygulanması ve hayvan tarafından alımı kolay olmalıdır

5)Etkisiz hale geçtikten sonra atılmalı

6)Sağıtım için tek doz yeterli olmalı

7) Uzun süreli sağıtıcı etki sağlamalı

8)Kalıntı sorununa neden olmamalıdır



SORU: Konak parazit arasındaki ilişki ? ne belirler?

- İç parazit dozu : Eşik değerin üstünde olması lazım

- Parazit türü : İnfeksiyonun şiddetini yükseltir.

- Konağın dirençliliği : İyi beslenmiş hayvanda direnç yüksektir. Antijen – antikor reaksiyonu önemlidir.



SORU: Antelmentik ilacın etkili olduğu türler ? -trematodlar - cestodlar - nematodlar



SORU: Bir parazitin genel özellikleri?

Konakçının besisine ortak olurlar . Konakçının kanı ve dokusuyla beslenirler. Konakçının dokusunda yaygın hasara neden olurlar . Parazitler ; barsak , safra ve kan damarı gibi dar geçitli organlarda mekanik tıkanıklığa neden olurlar. Doku hasarı oluşturarak sistemik enfeksiyonlara yol açarlar.



SORU: Antelmentiklerin kimyasal sınıflandırılması?

Benzimidazol türevleri İmidatiyazol türevleri Tetrahidroprimidinler Organik fosforlu bileşikler Piperazinler

Avermektinler

Salisilanidler , fenol yapılılar ve aromatik amid grubu antelmentikler

Diğer antelmentik ilaçlar



SORU: Antelmentik etki mekanizması?

1) Parazitin sinir sistemi üzerine etkisi (Bu sistemde yer alan ilaçların konakçı içinde toxık etkisi vardır . Dolayısıyla dozun aşılmaması gerekir. Konağı etkilemesinin nedeni parazit ve konaktaki etki mekanizmasının aynı olmasıdır)

2)Parazitin enerji metabolizması üzerine etkileri. ( Parazitlerde enerji karbonhidratın anaerobik fermantasyonuyla sağlanır . Bu olayda rol oynayan en önemli enzim de ; fümarat redüktazdır. Bu enzim biyokimyasal olayları katalize eder. Ve bu sayede de parazite enerji sağlanır ve parazit yaşamını sürdürür. Konkçının ve parazitin enerji metabolizmaları farklı olduğundan , bu ilaçlardan konak etkilenmez. )

- Mebendazol ve siyanin boyaları

-Nitroforlar

-Arsenikli bileşikler

-Benzimidazoller

-Salisilanit türevleri

3) Parazitin üreme sistemini etkileyen ilaçlar: (Genelde fazla etkili değillerdir. Çünkü parazitlerin büyüme ve gelişme dönemleri uzundur. Sadece yumurtalama önlendiğinden ancak ileri enfeksiyonlar önlenmiş olur.



SORU: Benzimidazoller antelmentikleri açıkla?

9 esas + 1 probenzimidazol vardır. Genel olarak nematodlara etkilidirler. Ayrıca bazı cestod ve trematodlara etkilidir

-Suda çok az çözünürler

-Sindirim kanalından düşük oranda emilirler

-Güvenli kullanım nedeni budur.

-Sindirim sistemi parazitlerine etkilidirler

-Enerji metabolizmasını etkilerler.

-Bazıları embriyotoxiktir.

-Sadece oral yolla kullanılırlar. Mabendazol hariç;

-parazitin mitokondrial tepkimelerini inhibe eder.

-Fümarat redüktaz enzimini inhibe eder. ATP üretimini durdurur.

-Mikrotubuller yapıyı oluştururlar. Β- tubullere bağlanır. Mikrotubul oluşumunu inhibe eder.



SORU: Benzimidazol türevi antelmentikler nelerdir?

-Tiyabendazol -Kambendazol -Parbendazol -Mebendazol -Tiyofanat



SORU: Piperazin türevi antelmentiklerin etki tarzı ve spektrumu hakkında bilgi veriniz.

Nematodlarda antikolinerjik etki oluşturur .Enerji metabolizmasına etkir. Yani hem sinir sistemine hem enerji metabolizmasına etkir.

-Askarit , nodüller parazitlerde kullanılır. -Dar spektrumludur. -Tek dozda yeterli değil -Oldukça

güvenlidir. -Kedi ve Köpeklerde 2hafta sonra diğerlerinde 4 hafta sonra 2. sağaltım yapılır.



SORU: Preziquantel hakkında bilgi?

Aromatik amit türevidir. Oral yolla alınır hızla emilir.Paranteral yollada verilebilir. ½ saatte etkir. Beyin , periton , doku parazitlerini öldürür. Parazitin glikoz geçirgenliğini arttırırarak antiparaziter etki meydana getirir. Parazit paralizine neden olur. Carnivorda tüm CESTOD ve TENYALARIN ara konaklarına etkilidir.



SORU: Tayleriyöz sağaltımında kullanılan ilaçlar?

Metoknon pahalı olduğundan yerine parvaquone kullanılır. İ.M Halofuginon 1-2 mg/kg dozda oral olarak verilir.

Tetrasiklin



SORU: Neguvon hakkında bilgi?

İnteristik olarakta kullanılmaktadır. Sığırlarda sindirim sistemi nematoduna karşı , köpek ve domuzda insektisik olarak etkili . Koyunlarda kullanılmaz .

Sistemik etkilidirler. Yaz aylarında yapılmalıdır. Oral yolla kullanılırsa deri üzeri parazitlere etkilidir. Atlarda tek doz (I.V) halinde kullnılır. Atlarda bu kullanımdan 30 dak. önce atropin yapılır.

Sığırlarda güvenli kullanımiçin ösofagus oluğu oluşturulmalıdır.Bu amaçla CuSO4 verilir.



SORU: Avermektinler hakkında bildikleriniz.?

Avermektinler bir aktinomiset olan streptomyces avermitilis’in fermentasyonu ile elde edilen 8 çeşit komponentin oluşturduğu bir kompleksin genel adıdır.Bütün komponentler antiparaziter etkinlik göstermesine rağmen en aktif unsur ivermektin olarak bilinir.



SORU:İvermektini açıklayınız

B1A , B1B kombinasyonudurlar.

Sinir sistemi mekanizmasına etkilidirler.

GABA sentezlenir ve İnhibitörler uyarılır. Memeliler çok fazla etkilenmez.

Ancak coli ırkı köpeklerde KBB nedeniyle duyarlılık vardır.

Metabolizması uzun sürede gerçekleşir. Karaciğer ve yağ dokuda uzun süre kalır. Kasaplık hayvanlarda 21 günlük kalıntı bırakır

Süt verenlerde ve gebelerde kullanılmamalıdır.

Tek uygulamada düşük dozda sistemik etki gösterir. Subcutan kullanılmaktadır.

Atlarda oral yolla kullanılabilir.



SORU: Antikoksidial ilaç ve sınıflandırılması?

Tek hücreli olan Protozoon enfeksiyonu sağaltımında kullanılır.


a)Sülfanamidler

b)Primidinler c)Dinitro bileşikler

d)Kinolon


e)Nitrofuranlar

f)İyonofor antibiyotik






SORU: Antikoksidiyal ilaçların gruplandırılması?

Koksidiyostatik ilaçlar : Hücre içine giren koksidilerin gelişimini inhibe eden ilaçlardır.

Koksidiyosit ilaçlar : Koksidilere gelişme safhasında etki ederek ölümlerine neden olan bileşiklerdir.



SORU: Tetramizol hakkında bilgi?

2 izomeri var . Esas etkinliği L-izomerini oluşturur. L-izomerinden levamizol oluşturulmuştur.

Akciğer ve sindirim sistemindeki nematodlarına karşı etkisi çok önemlidir. Oral veya paranteral olarak kullanılabilir.

İmidazol türevidir.



SORU: Levamizol etkinliği hak. Bilgi?

Yeme %50 unla karıştırılarak verilebilir. Sindirim kanalından çabuk emilirler. Oral yada paranteral yolla verilebilir. Kanda 1 saatte etkinleşirler.İlacın kalıntısı ise 7 gün kalır ( Kasaplık hayvanlarda kesim öncesi kullanılmamalı). Tek dozda strongiluslara , sindirim sistemi nematodlarına , akciğer nematodlarına etkilidir . Strongilus’a , benzimidazol ile kombinasyonu çok etkilidir.

Atlarda parazitlerin %95’ine etkir. Karnivorlarda kancalı kurt , askarit , kalp kurduna etkili. Toksisitesi fazladır. Yapısında asetil kolin bulundurur.

İmmunostimulan bir maddedir. Yani immunsistemi uyarır. Bu nedenle beşeri hekimlik kanser tedavisinde kullanılır. Hücresel immuniteye etkisi vardır.

Tavuklarda New costle ‘de koruyucu etkisi vardır. Ancak bu etkisi doz , yaş , uygulama yoluyla değişir. Antelmentik etki dozun 1/3 ‘ü -1/4’ ü ile ortaya cıkar. 3 gün ilaç + 3 gün ara.



SORU: İyonofor grubu antikoksidiyal ilaçlar hak. Bilgi?

Hem koruyucu hemde sağaltıcı etkisi vardır. Etki mekanizması ise ; Bu gruptaki ilaçlar rasyonlarda bulunan çözünmüş minareleri koksidi hücrelerine taşıyarak hücrelerin aşırı iyon ile yüklenmesine ve sonuçta ölümüne neden olurlar.



SORU: Primidin türevi antikoksidiyaller hakkında bilgi?

Protozoonların enzimlerine etki eder. Ve folik asit sentezini engeller. Sülfanamidlerle kombinasyonu sinerjik etkilidir. Protozoa’nın yaşamı için gerekli nükleik asit , PABA ve folik asitten yapılır.

4 çeşittir. (Amprolyum , Diaveridin , Primetamin , etopabat)

Sadece amprolyum tek başına kullanılır. Diğerleri sülfanamidlerle kombine olabilirler.



KARMA SORULAR



SORU:Hangi organ ve sistem fonk. Otonom sinir sistemince yürütür?

CEVAP: İstem dışı çalışan tüm efektör organ , hücre veya yapıların çalışmalarını denetleyen sistem otonom sinir sistemini oluşturur.

*Endokrin sistem *Dolaşım sistemi *Sindirim sistemi gibi



SORU: Snaptik iletimin evrelerini yazınız

CEVAP: Snaps: Otonom ganglionlarda postgangliyonik liflerin efektör organlarla birleşme yerleridir.

İletimi sağlayan mediatörler veziküller içinde inaktif şekilde bulunurlar. Merkezden gelen uyarı sonucu presnaptik membranda bulunan veziküller açılır. İçerdiği snaps madde snaps aralığına boşalır. Postsnaptik membranda bulunan ve kendisine uyan reseptörleri stimüle eder. Postsnaptik membranda iyon değişimi ve impuls iletimi olur. Yeni bir impulsun iletilebilmesi için postsnaptik membranın eski haline gelmesi gerekir.Mediyatör madde işlevini gördükten sonra inaktif hale gelmesiyle eski hale döner.

Bir kısmı snaptik boşluğa döner, burada enzimlerce parçalanır veya geri emilir. Yeniden kaynak olarak kullanılır.Bir kısmı ise absorbe olur.



SORU: Kateşolaminler ve etkiledikleri reseptörler?

CEVAP: ADRENALİN: Damarlar üzerinde α etkisi daha belirgindir. NORADRENALİN: Damarlarda α

Kalpte β tipi etkiler oluşturur.

İSOPRENALİN: β etkileri en üstün olanıdır.

DOPAMİN: α ve β adrenalitik ajanlarla antagonize edilemez. Kendine özgü yani dopaminerjik reseptörleri vardır.



SORU: Asetilkolinin muskarinik etkileri

CEVAP: -Kardiovasküler sistem , sindirim kanalı ve bronşlara etkir.

-Vazodilatasyon sonucu → Hipotansiyon yapar.

-Kalp frekansında azalma

-Barsak peristaltiğinde ve sindirim sekresyonunda artış olur.

-Bronkokontriksiyon yapar.

-Myozis yapar.



SORU:Ca Kanal blokörleri nelerdir?

CEVAP: Myokard membranında ve damar çeperinde lipid karakterdedirler. Burada anyon ve katyon geçişini sağlayan kanallar vardır.

Ca kanal blokörleri myokard hücre membranıda ve arter çeperinde Ca kanallarını kapatarak geçişe engel olurlar.

Bu etki ile hücre içi Ca konsantrasyonu azaldığından hücre içi kontraksiyon yavaşlar. Buda hücre içi O2

gereksiniminin azalmasıdır.

Arteriyel vazodilatör etki ve miyokardın O2 gereksinimini azaltan özellikleriyle hücrenin depolarizasyonunu inhibe ederler. Direk (-) inotrop etki oluştururlar.



SORU: Kürarizan ilaç mekanizmasını ve endikasyonları?

CEVAP: Motor sinirlerin (presnaptik membran )iskelet kaslarındaki kavşaklarda yapılan iletimi bloke eden ilaçlardır.

2 farklı mekanizmayla etkir.

1)Kompetatif blok yapan → Asetilkolinle kompetsyona girerek etkirler.

2)Depolarizan etkili →Neuromusculer kavşağı asetil kolin gibi etkiler . Ancak bu ilaçların depolarizan etkisi daha uzun olduğu için bu sürede asetil kolin postsnaptik membranı etkileyemez.



OTONOM SİNİR SİSTEMİ FARMAKOLOJİSİ



SORU:Sympatomimetiklerin kullanım alanları?

CEVAP: -Kan basıncı düşmesinde -Kan kesici

-Yerel anesteziklere katılarak -Astımda

-Şok -Kan basıncı yükselince

-MSS ile ilgili bozukluk -Gözde

-Erken doğumun önlenmesinde -Refleks vagal tonusun arttırılmasında

-Çevre damar hastalıklarında -Kalp durmasında

-Akut kalp kası enfaktüsünde



SORU:Ketaşolaminler hakkında bildikleriniz

CEVAP: ADRENALİN: -Doğal veya sentetik , beyaz , kristalize tozdur.

-İntra venöz yolla düşük dozda hipotansiyon , yüksek dozda hipertansiyon yapar.

-Kalp kontraksiyon , gücü ve debisini arttırır.

-Vazokontriksiyon yapar. -Bronşları genişletir.

-Sindirim kanalı hareketlerini inhibe eder.

-Hiperglisemi yapar.

-Oksijen tüketimi ve vücut ısısını arttırır.

-Oral yolla inaktiftir.

-Yerel anestezik ajan etki süresini uzatır.

-Mukoza yaralarında sprey tarzında kullanılır.

-İntravenöz 1/1000 lik çözeltisi şokta

NORADRENALİN: -Kısa süreli bronkodilatatördür

-Barsak hareketlerini inhibe eder. -Uterusta kontraksiyon yapar.

-Midriazis , koyu kıvamlı salya sekresyonu

-Hipotansiyon ,kollaps Iv olarak yavaş verilir.

-Damarda α , kalpte β etkisi vardır.

ISOPRENALİN: -Tüm arterleri genişletir , β etkisi en üstün olandır.

-Kalp kontraksiyon gücü ve frekansını arttırır.

-Düz kasları gevşetir. Bronkodilatatördür.

-Sindirim , uterusta kas dilatasyonuna sebep olur. -Hiperglisemi yapar.

-Kalp yetmezliği , aritmi , astımda endikedir.

-Bronkodilatatör etkisi adrenalinden güçlüdür.

DOPAMİN: -Renal , mezenterik damarları genişletir, diğer damarları daraltır.

-Kalp kontraksiyonunda artış , frekansta azalış.

-Koroner debi arter .

-Şok sağaltımında kullanılır.



SORU:Ergotin hakkında bilgi

CEVAP: -Tüm düz kaslarda kasılmaya neden olur.

-Damarlarda vazokontriksiyon yapar .

-koroner , böbrek , mezenterik , kol ve bacak damarlarını daraltır.

-Damar endotelinde kanamaya yol açar.

-Kalp hızını yavaşlatır.

-Uterus kasılmasına neden olur.

-MSS önce uyarılır, sonra baskılanır.

-Kalp-damar-solunumu baskılar , kusmaya neden olur.

-Isıyı düşürür.

-Ön hipofizden prolaktin salınımını azaltır.

-Veterinerlikte retentio metrit sağıltımında.



SORU: Efedrin hakkında bilgi

CEVAP: -Bitkiden elde edilen alkoloiddir.

-Adrenaline oranla dayanıklıdır.

-Oral yolla aktif ve etki süresi uzundur.

-Hafif hipertansiyon

-Vazokontriksiyon periferik

-Bronkodilatasyon,

-Midriyasis , hiperglisemi

-SSS’ni az düzeyde stimule eder.

Oral , SC → astım krizi ve aritmide kullanılır.



SORU:Asetil kolin hakkında bilgi

CEVAP: -Kardiovaskuler , sindirim , bronşlara etkir

-Atrofin antagonistidir.

-Vazodilatasyon→ hipotansiyon

-Kalp frekansı azalır

-Bağırsak peristaltiği artar.

-Bronkokontrüksiyon

-Myozis , sindirim ve salya sekresyon artışı

-Yüksek dozda hipotansiyon , sonra hipertansiyon



SORU:Atropin hakkında bilgi

CEVAP: -Sağaltımda kullanılan sülfat tuzu kristalizedir.

-1/2 karaciğer hidrolize , diğer kısmı böbrekten atılır.

-Genel yolla etki 3-6 saat sürer.

-Vagal etkiyi kaldırıp , taşikardiyi oluşturur.

-Pasif midriazis yapar , uzun sürer.

-Siliyar kası gevşetip , akkomodasyon felcine neden olur.

-Göz basıncını arttırır.

-Göz yaşı , salya , sindirim, solunum yolu sekresyonunu bloke eder.

-Bronşları genişletir.

-Mide bağırsak hareketlerini inhibe eder.

-Sindirim kanalında spazmı giderir.

-Yüksek dozda SSS önce stimulasyon sonra depresyon oluşturur. Vet hek. Preanestezik medikasyon

Bazı zehirlenmelerde

Antispazmotik olarak kullanılır.



SİNDİRİM SİSTEMİ

SORU: Sodyum Klorür hakkında bilgi?

CEVAP: -Renksiz , kokusuz, tuzlu lezzetli , kristalize , suda çözünür.

-Oral yolla düşük doz , sindirim kanalındaki fermantasyonu azaltır, mide salgısını uyarır.

-Orta dozda sürgün

-Yüksek dozda gastroenterit ve spazm oluşturur.

-Eliminasyonda idrarı nötralize edip böbrekleri irkiltir.

-Beslenme bozukluklarında , diüretik , zehirlenmelerde antidot , köpek ve kedide kusturucu olarak kullanılır.

-Kan kayıpları ve vücut elektrolit dengesinin düzenlenmesinde

-enfekte olmayan yara sağıltımında



SORU:Bitkisel ve hayvansal kömür hakkında bilgi veriniz. CEVAP: Bitkisel kömür--- reçineli olmayan kavak odunundan Hayvansal kömür ------ kemikten elde edilir.

-Kömürler , gaz ve toksinleri absorbe edici özellikleri vardır.

-Fosfor , arsenik , kloral , striknin ve besin zehirlenmelerinde abzorban olarak antidotturlar.

-Uzun süre bağırsaklarda kalırsa absorbe ettikleri maddeleri bırakırlar. Bunun için sürgütlerle kullanılırlar.

-Kömüre bağırsak antiseptikleri vs….absorbe ettirildikten sonra kullanılır. İlaç kömürce yavaş

yavaş bırakılır , ilaç uzun süreli olur.

KULLANIMI: -Akut ve gazlı enteritte -Meteorismusta -Dispepsiste -Zehirlenmelerde



SORU: Kusturucular hakkında bilgi veriniz

CEVAP:-Emetik ilaçların bir bölümü mide mukoasını irkilterek refleks yoluyla , bir bölümüde kusma merkezini uyararak kusma yaparlar.

BAKIR SÜLFAT: kedi köpek için zararsızdır . antelmentik özellikleri nedeniyle koyun ve keçilerin teriozis ve gastro intestinal strongliyusunda kullanılır.

ÇİNKO SÜLFAT KUSTURUCU TARTAR

İPEKA:Bitki köklerinde emetin , cephelin ve psycotrin vardır. Emetiğin yüksek dozlarda mide irritasyonu , gastroenterit ve kanlı ishal yapabilir. Kusma + bulantı , salya artışı , ishal . Sindirim kanalı amiplerini öldürür. Tonik ve ekspektoran özelliği vardır.

VERATRİN

APOMORFİN: - Morfin dehidrasyonu ile elde edilir.

-Sentral etkili bir kusturucudur, hastayı yormaz.

-Köpeklerde ideal , domuzu kusturmaz , sadece bulantı ve eksitasyon olur.

-Düşük dozlarda ekspektorandır. Yüksek dozlarda narkoz, kas felci ve solunum durması meydana getirebilir.

-Emetik olarak %1-200 SC kullanılır.

-Sağaltımında taze çözelti kullanılmalıdır.



SORU:Antiemetikler?

CEVAP:- Antasit ilaçlar -Prokain gibi lokal anestezikler -İyot tentürü ve ligol çözeltisi

-Klorpromazin gibi nöroleptikler -Antihistaminikler



SORU: Sügüt ilaçları anlatınız.

CEVAP: Besin artıklarının bağırsaklardan çıkış hızını arttıran ve dolayısıyla bağırsak boşaltımını sağlarlar. 3’e ayrılır;

-Ilımlı etkili olanlarına laktasif purgatif

-Normal düzeyde sürgüt yapanlara katartik purgatif



-Şiddetli sürgüt yapanlara drostik purgatif

KULLANILMASI: -Konstipasyon hallerinde barsakları boşaltmak

-Kimyasal ve mikrobik kökenli zehirlerin emilmesini önlemek amacıyla çabuklaştırır.

-Hidrobs ,hipertansiyon ve furbür olgularında , beyin , akciğer , karaciğer konjesyonlarında derivasyon sağlamak için

-Kolagog etkili olanlarda , karaciğer yetmezliği sağaltımında kullanılır.



SORU:Spazmolitikler hakkında bilgi

CEVAP:Spazmolitikler barsak kontraksiyonlarını azltırlar.-Sancıyı yatıştırmakla birlikte barsak içeriğinin geçiş hızınıda azaltarak etkirler.

ATROPİN SÜLFAT: -Düz kas paralizi sonucu ,gastro intestinal peristaltizm ,sindirim sistemi

,bronş ,uterus ,safra kesesi ve ureter spazmını giderir.-Aynı şekilde ,parasempatik sistem tarafından denetlenen salya ,mide ,bronş ve ter sekresyonunu azaltır.

SKOPOLAMİN: -Atropine benzer ,SSS üzerine sedatif etkisi vardır.

MÜSKÜLOTROP SPAZMOLİTİKLER: -Düz kaslar üzerine spazmolitik etkiye sahip –Solunumu stimüle eder.

KHELLİNE: -Üreterler ,safra yolları üzerine etkir.-koroner damarları genişletir. MİX SPAZMOLİTİKLER: -Atropinik ve antihistaminik etkilidir. THEPPYLİNE:


SOLUNUM SİSTEMİ İLAÇLARI



SORU:Bronkodilatatörler hakkında bilgi veriniz.

CEVAP: -Otonom sinir sisteminin sympatic bölümünün uyarılması bronşların genişlemesine neden olur.

1)Beta- adrenerjik reseptörleri stimüle edenler

2)Spazmolitikler

3)Antikolinerjik

4)Antihistaminikler

5)Antiprostaglandin (aspirin)

6)Ksantin türevlerinden teofilin ve nitritler.

ADRENALİN: -Bronş düz kaslarını gevşeterek bronkodilatasyon yapar.

-Bronş damarlarını da daraltarak mukozal ödem azaltıp bronkodilatasyon yapar.

İSODRENALİN: -Etkisi adrenalinden 10 kat fazladır.

-Ancak kalpteki β-reseptörleri de aktive ettiğinden taşikardi ve anjina ağrıları yapar. EFEDRİN: -Bronşial astım sağaltımında kullanılır.

-Devamlı kullanıldığında taşikardi ve SSS’yi uyarıya neden olur. Bunun için fenobarbitalle kullanılır.

ATROPİN: Parasympatolitik etkinliğiyle bronşları genişletir.

-Atların akciğer amfizemi (solugan) semptomatik sağaltımında SC kullanılır.



SORU: Kreozat hakkında bilgi veriniz

CEVAP: -Antiseptik , antiparaziter, astrenjan , hemostatik etkili.

-At→ kronik bronşitis , gangrenli pnömoni

-Sığır → verminöz pnömoni

Oral → sindirim sist. Nematod

-Köpek → intestinal daire.



SORU: Kreolin hakkında bilgi veriniz

CEVAP: Antiseptik , deodoran , antiparaziter etkilidir.

1 yorum: