6 Ağustos 2013 Salı

Kanatlılarda Koriza

İNFEKSİYÖZ KORİZA (Infectious coryza, Ansteckender Geflügelschnupfen, Coryza contagieux)



• İnfeksiyöz koriza tavuklarda Haemophilus paragallinarum'un neden olduğu  akut bir solunum yolu hastalığıdır.
•Hastalık adını infeksiyöz karakteri ve ilk olarak nazal bölgeleri etkilemesinden almaktadır.
•Gelişme hızını ve yumurtacılarda yumurta verimini olumsuz etkiler.3

• Etiyoloji
• Haemophilus paragallinarum
•Gram negatif, hareketsiz, sporsuz, kapsüllü, çomak
• H. paragallinarum 6-7 günlük tavuk embriyolarının sarı kesesine tek koloni veya sıvı kültürden inokule edildiği taktirde embriyo 24-48 saat içinde ölür. Ölen embriyonun sarı kesesi çok sayıda etken içerir.4
•Fakültatif aerob bir bakteridir.
•Etkenlerin çoğu CO2'li atmosferlerde ürer ancak CO2 esansiyel değildir.
•25 ve 45°C'ler arasında ürer. Optimal üreme ısısı 37-38°C'dir.
•M, R ve I tipi koloniler oluşturabilirler. 5

• Epizootiyoloji
• İnfeksiyöz koriza tavukçuluk yapılan tüm dünya ülkelerinde görülmektedir.
•Tavuklar H. paragallinarum'un doğal konakçısıdır.
•Tavukların dışında nadir olarak sülün, bıldırcın ve beçtavuğunda görülmektedir.
•Her yaştaki tavuk etkilenebilir. Ancak, gençler çok duyarlıdır ve  hastalık şiddetli seyreder.
•Sonbahar ve kış ayları hastalığın daha fazla görüldüğüaylardır. Özellikle karışık yaşlarda hayvanların bulunduğu çiftliklerde gençlerin daha yaşlı ve infekte hayvanların bulunduğu kümese yakın bir yere taşınmasıinfeksiyonun ortaya çıkmasına neden olur.
• İnfeksiyöz koriza yumurta ile bulaşmaz. Bulaşma sindirim ve solunum yolları ile olabilir. 6
•Burun akıntıları ile kontamine olan içme sularınıntüketilmesi ve damlacık infeksiyonu önemli bulaşma kaynaklarıdır.
•Nipel sistemli sulukların bulunduğu kümeslerde hastalığın yayılması daha yavaştır. Ancak, duyarlısürüye infekte bir hayvanın girmesi hastalığın başlaması için yeterli olmaktadır.
• İnfeksiyöz koriza kısa bir inkubasyon periyodunasahiptir. Klinik belirtiler karakteristik olarak duyarlıhayvanlara kültür ya da infekte eksudatın inokulasyonundan 24-48 saat sonra meydana gelir.
•Duyarlı hayvanların infektelerle temasından sonra ise belirtiler 24-72 saat sonra görülebilir.7

• Semptomlar
•Yetiştirmelerde hastalık hızlı yayılma, yüksekmorbidite ve düşük mortalite ile karakterizedir.
• İnkubasyon periyodu etken ile temastan sonra 1-3 gündür.
•Duyarlı hayvanların bulunduğu sürülerde belirtiler 7-10 gün içinde görülür. Hastalık diğer infeksiyonlarla komplike değil ise 2-3 hafta sürer.
• İnfeksiyonda en belirgin semptomlar seromukoid nazal ve okuler akıntı ile yüzde ödemdir.
•Hastalıkta bir ya da iki sinus infekte olabilir.
• Şiddetli vakalarda  gözün kapandığı bir konjuktivitis görülebilir.
•Solunum güçlüğü vardır.
•Özellikle, erkeklerde sakal şişmiştir.
•Hayvanlarda ishal, yem ve su tüketiminde azalma vardır. Gelişmekte olan hayvanlarda zayıf hayvan sayısı hızla artar.
•Yumurtacılarda yumurta verimi % 10-40 oranında azalabilir. Yumurta veriminin %20'den fazla düşmesi multifaktöriyel bir hastalığın göstergesidir.8
• M. synoviae, M. gallisepticum, E.coli gibi bakteriyel etkenler yanında infeksiyöz bronşitis ve infeksiyöz laringotracheitis virusları ile komplike vakalarda kronik ve şiddetli bir hastalık meydana gelebilir.
•Bakterilerle komplike ve kronik vakalarda kümes içinde kötübir koku saptanabilir.
•Hastalığın seyri etkenin virulensi ile ilgilidir. Yüksek toksijeniteye sahip suşlar  yüksek mortaliteye neden olabilirler. Hastalığın şiddetli seyretmesinde hijyen koşulları ve stres faktörlerin de rolüvardır. Morbidite oranı %80-100 ve mortalite oranı %10'dur.
•Nekropside –piliçlerde nazal pasajlar, infraorbital sinuslar ve konjunktivada kataralden fibrinopurulente kadar değişen bir yangı vardır.
–Sakal ve yüzde subkutanöz bir ödem görülür.
–Tracheanın üst kısımları da etkilenebilir.
–Akciğer ve hava keseleri ancak komplike durumlarda yangılıdırlar.910

• Teşhis
• 1-Klinik ve nekropsi bulguları: Hastalığın yayılma hızı ve klinik belirtiler ön bulgu olarak önem taşır. Ancak, benzer belirtiler solunum yollarında bozukluk yapan diğer birçok hastalıkta da görülebilir.
–kronik solunum yolu infeksiyonu (CRD),
–kronik tavuk kolerası,
–tavuk çiçeği,
–A-avitaminoz,
–Newcastle,
–infeksiyöz bronşitis,
–infeksiyöz laringotracheitis,
– şişkin kafa hastalığı (SHS) gibi hastalıklarla karışabilir.11
• 2-Laboratuvar muayeneleri
• a) Bakteriyoskopi: Hastalıklı hayvanların göz veya burun akıntıları ile ölen veya öldürülen hayvanların sinuslarından ve sakal içeriğinden hazırlanan preparatlar boyanarak incelenebilir. Ancak, bakteriyoskopi ayırıcı tanı için yeterli değildir. Mikroorganizma preparatlarda Gram negatif, kokoid, tek, çift veya kısa zincirler şeklinde eksudatlardan yapılan boyamalarda bipolar görülür.12
• b) Kültür:
•Akut vakalarda 2 veya 3 hasta hayvanın infraorbital sinusundan steril svabla örnekler alınarak kanlı agara bir feeder bakteri (Örn: S.epidermidis) ile birlikte ekilir. Ancak bu ön deneme olarak yapılmalıdır. Çünkü, tüm suşlar aktif olarak V faktörüüretememektedir.
• İzolasyon şansı az olsa da trachea ve hava keselerinden de svab ile örnekler alınabilir.
•Anaerobik jarda %5 CO2'li ortamda 37°C de 24-48 saat  inkubasyondan sonra 0.3-1 mm çapında ince yarısaydam koloniler görülür.
•Kolonilerden hazırlanan preparatlar Gram boyama ile boyanır.
• İdentifikasyon için sıvı kültürlerden biyokimyasal testler yapılır. 13
• c) Seroloji: En sık kullanılan serolojik testler pleyt veya tüp aglutinasyon, agar jel presipitasyon (AGP) ve Hemaglutinasyon İnhibisyon (HI) ve fluoresan antikor testleridir. Serovarlar ortak antijenlere sahip olduklarından bir serovardan hazırlanan aglutinasyon antijeni diğerlerini de belirleyebilmektedir.
Aglutininler serumda klinik bulguların görülmesinden 7-14 gün sonra ortaya çıkar ve 1 yıl veya daha uzun süre kanda saptanabilir. Bazı suşlarda otoaglutinasyon veya aglutinasyon görülmemesi durumu tripsin veya hyalurodinaz ile muamele edilerek giderilebilir. Ancak, tripsin fonksiyonel determinant gruplarına zarar verebilmektedir. Serovarları spesifik olarak saptayan polisakkarit antijenleri ile hazılanan lateks
aglutinasyon testi de serolojik teşhiste kullanılmaktadır. AGP testi ile infeksiyondan sonra antikorlar 2. aşılamadan sonra ise 11 hafta süre ile saptanabilmektedir. HI testi infekte veya aşılanmış hayvanlarda antikorları aglutinasyon veya AGP kadar erken belirleyemez.14
• d) Hayvan Deneyi: Eksudat veya kültürlerden hazırlanan süspansiyonlar 2 veya 3 duyarlıhayvanın sinusuna inokule edilir.Şayet etken inokulumda varsa 1-3 gün içinde klinik belirtiler görülür.15

• Sağaltım
•Hasta hayvanların sağaltımı amacıyla sulfonamid ve antibiyotiklerden yararlanılmaktadır.
•Bunlar hastalığın seyrini değiştirmekte ve şiddetini azaltabilmektedir.
•Eritromisin ve oksitetrasiklin en çok kullanılan antibiyotiklerdir. Sulfonamid-trimetoprim, tetrasiklin kombinasyonlarına ek olarak enrofloksasin ve norfloksasin gibi ikinci kuşak fluorokinolonlar sağaltım amacıyla kullanılmaktadır. Çoğu zaman sağaltımdan 5-7 gün sonra klinik belirtiler kaybolur ancak sağaltıma devam edilmediği taktirde hastalık yeniden nüks edebilir.16

• Koruma ve Kontrol
• İyileştirilmiş yetiştirme koşulları hastalık siklusunun kırılmasına yardımcı olur. Bunun için bazı konulara dikkat etmek gerekmektedir.
Bunlar;
•1- İşletmeye infekte tavukların girmesini önlemek,
•2-Hastalık çıktığında erken teşhis ve uygun ilaçla sağaltım,
•3-Kümes hijyeni, uygun bakım ve beslemenin yapılması,
•4-Farklı yaş ve cinsteki hayvanların birarada tutulmasını önlemek,
•5-Hastalık çıkan kümese yeni hayvan koymadan dezenfeksiyon yapmaktır.

• İnfeksiyöz koriza'da koruma yöntemlerindn biri de aşılamadır. Tüm hücre ile hazırlanan adjuvantlı inaktif aşılar koruma sağlayabilir. Bu aşılar serogruba spesifiktir. Seroguplar arasında bağışıklık sağlamayabilir. Günümüzde, serogruplardaki suşların antijenik farklılıklaının spesifik bağışıklıkta  da farklılığa neden olup olmadığıaçıklığa kavuşmamıştır. Uygun aşılar ekonomik olarak kıymetlidir. Çünküşiddetli bir yumurta verimi düşüklüğünüengelleyebilir. Her biri en az 108 cfu bulunduran aşının 2 dozu ilk olarak 3-6 haftalıkken ve sonra 16 haftalıkken derialtı yolla verilir. Canlı H. paragallinarum suşları ile daha fazla koruyucu immun yanıt alınmaktadır. Ancak bu aşı taşıyıcı hayvanlara verildiği taktirde infeksiyona neden olabilir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder